Mal teslimi vaadiyle teminat amaçlı verildiği iddia edilen senetlere ilişkin kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasının, davacının feragatı nedeniyle reddine dair mahkeme kararı.
Özet: Ticari ilişki kapsamında mal teslimi vaadiyle teminat olarak verilen senetlerin kötü niyetle icra takibine konu edildiği ve haksız tahsilatlar yapıldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında davacı, temel borç ilişkisinin ortadan kalktığını ve senetlerin hukuki geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek iptallerini talep etmiş, davalı ise senetlerin alacak karşılığı verildiğini ve davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu savunmuş, ancak yargılama sırasında davacının davadan feragat etmesi üzerine mahkeme, feragat nedeniyle davayı reddederek yargılama giderlerini davacı üzerinde bırakmış ve davalı vekalet ücretine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/246 EsasKARAR NO : 2026/415DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/03/2026KARAR TARİHİ : 13/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında davalıların kendisinden mal teslimi vaadiyle teminat amaçlı senetler aldığını, ancak hiçbir şekilde mal teslimini gerçekleştirmediğini, davalıların bu senetleri kötü niyetli kullanarak kendisi aleyhine icra takipleri başlattığını ve haksız tahsilatlar gerçekleştirildiğini, kendisinin iyi niyetli olarak önemli miktarda ödeme yapmasına rağmen davalıların senetleri iade etmediğini, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin fiilen ortadan kalktığını, davaya konu senetlerin yalnızca teminat amacıyla verilmiş olduğundan hukuki geçerliliklerini yitirdiğini, davalıların aynı yöntemi birden fazla dosyada uygulamasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalıların geçmiş eylemleri dikkate alındığında bu senetlerin dayanağının tamamen ortadan kalktığını, taraflar arasında zorunlu arabulucuya başvurulduğunu anlaşılamadığını, dava konusu senetlerin davalılar tarafından her an icra takibine konu edilebileceğinden yargılama sonuna kadar senetlerin icraya konulmasının önlenmesini, senetlerin tamamının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline verilmiş herhangi bir teminat senedi bulunmadığını, davacının keşidecisi olduğu diğer davalı ...'un lehtar olduğunu ve müvekkilinin en son hamil olduğu 150.000,00 TL bedelli 30.10.2025 tanzim tarihli, 31.01.2026 vade tarihli senet ve davacının keşidecisi olduğu müvekkilinin lehtar olduğu 300.000,00 TL bedelli, 30.11.2025 tanzim tarihli, 25.12.2025 vade tarihli senetlerin müvekkilinin davacıdan ve diğer davalı ...'dan olan alacaklarından dolayı müvekkiline verildiğini, müvekkilinin senetler ödenmeyince alacaklarını tahsil etmek için davacı ve davalı ... hakkında icra takibi başlattığını, davacının iddialarının aksine herhangi bir ticaretin teminatı olarak müvekkiline verilmiş bir senet bulunmadığını, verilen senetlerin müvekkilinin davacı ve davalı ... mamurdan olan alacaklarından kaynaklandığını, müvekkilinin hamili olduğu senetleri alacaklarına karşılık olarak aldığını, davacının kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğratmak amacı ile iş bu senetlerin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, fakat senetlerin teminat olarak verildiğine dair dosyaya hiçbir delil sunmadığı gibi neyin teminatı olarak verdiğine dair de hiçbir delil sunmadığını, davacının, borçlarını ödememek amacıyla işbu davayı açtığını, senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olması nedeniyle, soyutluk ilkesi gereği davacının borçtan kurtulabilmesinin ancak açık ve kesin delillerle mümkün olacağını, davacının senede karşı senet le ispat kuralı gereği davasında haklılığını ispat edecek hiçbir delil dosyaya sunulmadığını, davacının iddiasının soyut olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen kötü niyet iddiasının tamamen mesnetsiz olduğunu, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, haksız ve kötü niyetli dava açılması nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır.Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı tarafından 12/05/2026 tarihli gönderilen dilekçesi ile feragat talebinde bulunduğu görülmüştür. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacının feragat beyanı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken (732,00-TL'nin 1/3'üne denk gelen) 244,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 5.123,25-TL harçtan mahsubu ile 4.879,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin 1/2 si üzerinden hesap edilen 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.13/05/2026Katip ...¸e-imza Hakim ...¸e-imza