Yargıtay, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında, resmi senetteki bedelin nemalandırılarak belirlenen güncel satış bedeline ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Hissedarı olduğu taşınmazdaki davalı hissesinin tapu iptali ve kendi adına tescili talebiyle açılan ön alım davasında, ilk derece mahkemesinin resmi senet bedeli üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararı, istinaf mahkemesince satış bedelinin belirli tarihler arasında nemalandırılması ve oluşan bakiye bedelin davacı tarafından depo edilmesi koşuluyla davanın kabulü yönünde yeniden düzenlenmiştir. Davacı vekilinin, istinaf mahkemesinin nemalandırma usulünü ve başlangıç tarihlerini hatalı belirlediği, hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği yönündeki temyiz itirazları, Yüksek Mahkeme tarafından bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunması gerekçesiyle reddedilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3031 E., 2025/1663 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/224 E., 2023/93 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının da hissedarı olduğu 364 45... parsel sayılı taşınmazda davalının 28/10/2020 tarihinde 123.000,00 TL bedel ile hisse satın aldığını, yasal süresi içerisinde ön alım hakkını kullandıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 3 aylık hak düşürücü süreden sonra kötüniyetle açıldığını, gerçek satış bedelinin 230.000,00 TL olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın resmî senetteki bedel üzerinden kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedelinin değerinde meydana gelen azalmanın önüne geçilmemesinin hatalı olduğu, bu nedenle resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı 125.460.00 TL'nin ön inceleme tensip tarihi olan 14.07.2021 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değerin belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından ön alım bedelinin mevduat olarak nemalandırılması durumunda 454.993,65 TL'ye ulaşacağının belirtildiği, daha önce depo edilen 125.460,00 TL mahsup edilerek belirlenen bakiye 329.533,65 TL ön alım bedeli ve buna ilişkin nispi karar harcının davacı vekili tarafından depo edildiği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde:1. İstinaf mahkemesince Dairemizin nemalandırmaya ilişkin kararının yanlış yorumlandığını, davadan 3 sene sonra verilen kararın somut olaya geçmişe dönük olarak uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesinin ihlali olduğunu, ilamın somut olayla örtüşmediğini, tüm ön alım içtihatlarını bozucu nitelikte olduğunu, 2. Emsal alınan Yargıtay kararında öninceleme duruşması esas alındığı halde somut olayda 14.07.2021 tarihli tensip tutanağının başlangıç tarihi olarak esas alındığını, oysa ki ön inceleme duruşmasının 25.11.2021 tarihli olduğunu, 3. Yine emsal kararda bilirkişi rapor tarihinden bahsedildiğini, bilirkişilerce bu tarihin kendi rapor tarihleri olarak belirlendiğini ancak bunun hatalı olduğunu, 14.01.2022 tarihli raporun esas alınması gerektiğini,4. Daha önce depo ettikleri tutarın neması hesaplanmadan ve mahsup edilmeden karar verildiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre özellikle temyiz nedenlerine ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.