6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma mahkumiyetini kazanılmış hak ve vekalet ücreti hesaplaması hataları nedeniyle düzeltti.
Özet: Sanığın nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazları, yargılama sürecindeki usul ve esasların, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiğinin tespit edilmesiyle esastan reddedilmiştir; ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, aleyhe istinaf başvurusu bulunmayan eylemler yönünden sanığın kazanılmış hakkının göz ardı edilmesi ve vekalet ücreti belirlenmesinde yapılan hatalar nedeniyle hukuka aykırılık bulunduğu ve bu hususların düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2082 E., 2023/3252 K.SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/1848 Esas, 2022/1480 Karar sayılı bozma kararı üzerine, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/613 Esas, 2023/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-h, 143, 62... . maddeleri uyarınca üç kez ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 35, 62... . maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/2082 Esas, 2023/3252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvuruları neticesinde, sanık hakkında katılanlar ... ve ...'ya yönelik hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin, dosya kapsamına ve kararımızın içeriğine göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca müsnet suçtan sanığın ayrı ayrı beraatine, sanık hakkında katılan ...'ya karşı hırsızlık ve katılan ...'a karşı yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanık müdafinin temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki nitelendirmenin yağma olarak yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, yalnızca katılan ...'ın beyanlarının dikkate alınarak hüküm kurulduğuna, katılanın yaralanmadığına, olayda tornavida kullanılmadığına, sanığın üzerinde de tornavida bulunmadığına, sanığın tornavida ile hamle yapıldığının kabulünden yola çıkılarak yağma suçundan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, yağma suçu ile hırsızlık suçu arasında çok ince bir çizgi bulunduğuna, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince, cebir ve/veya tehdit olarak nitelendirilen fiilin hırsızlık suçunun tamamlanıp tamamlanmadığı hususu gözetilmeden ve fiilin somut olayda nicelik incelemesini yapılmadan yağma suçunun unsuru olarak değerlendirilip, sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğuna, kaldı ki şanzıman katılana teslim edilip zarar giderildiği için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle birlikte, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak,I. Sanığın, katılanlar ... ve ...'a karşı gerçekleştirdiği eylemleri sebebiyle, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli hükmüne yönelik, aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi, II. Bölge Adliye Mahkemesince, 'Katılan ...'ın kendisini hem ilk derecede hem de istinaf aşamasında vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesinde hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL, istinaf aşamasında katılanın kendisini bir celse vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından istinaf aşamasında hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.200,00 TL olmak üzere toplam 19.400,00 TL maktu vekalet ücretin sanıktan alınarak katılan ...'a verilmesine' şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılıklarn düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği, gerekçeli kararın hüküm kısmının II. bendinin B fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanık hakkında verilen karara karşı yalnızca sanık lehine istinaf yoluna başvurulduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 283/1. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın "6 yıl 6 ay 22 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının 'Katılan ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, istinaf aşamasında hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ...'a verilmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,11.02.2026 tarihinde karar verildi.