Zilyetliğin korunması, el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat talepleri içeren taşınmaz davasında temyiz incelemesi sonucu yerel mahkeme kararının onanması.
Özet: Davacıların kadastro tespitiyle zilyetliği lehine belirlenen 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zilyetliğin korunması, davalı tarafından yıkılan duvarın eski haline getirilmesi ve ağaç kesimi nedeniyle tazminat talebine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi davacıların zilyetliğinin korunmasına karar vermiş, davalının eksik inceleme ve usul kanuna aykırılık iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Yüksek Mahkeme uyuşmazlığın zilyetliğin korunması, el atmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve tazminat istemlerine ilişkin olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onanmasına hükmetmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5569 E.  ,  2026/1051 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2011/704 E., 2013/539 K.
Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Hazine adına kayıtlı eski 590 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığını, yapılan çalışma neticesinde 6 parsel sayılı taşınmazda davalı adına, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda ise vekil edenleri lehine zilyetlik tespiti yapıldığını, davalının 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki duvarı yıktığını, ağaçları kestiğini ve taşınmaz üzerine yeni duvar inşa ettiğini, bu hususun Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/13 Değişik İş sayılı delil tespiti dosyası ile saptandığını belirterek davacıların 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin korunmasını, yeni duvarın yıkılarak eski hale getirilmesini ve 3.332,75 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 7 numaralı parselin bütünü üzerindeki zilyetliğin korunması gerektiği gerekçesiyle davanın (02.11.2012 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda) kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle;
1. Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu,
2. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini,
3. Belirtikleri İdari kararlar ile Mahkeme dosyalarının gerektiği gibi incelenmediğini,
4. Doğru dosya celp edilmeden hüküm kurulduğunu,
5. Davacıların dava konusu taşınmazdaki tecavüzünü tespit eden pek çok idari kararın görmezden gelindiğini,
6. Gerçek zilyet davalı Derneğin işgalci olduğuna karar verilip ... Belediyesinin kendi tasarrufu ile temizlediği ve dava konusu taşınmazda bulunduğu iddia edilen ağaç kesimi sebebi ile davalının sorumlu tutulduğunu,
7. Derdest tapu iptali ve tescil davalarının bekletici mesele yapılmadığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zilyetliğin korunması yolu ile el atmanın önlenmesi, kâl, eski hâle getirme ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmü yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/3 hükmünün 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.