İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesindeki haksız fiilden kaynaklı trafik kazası sonrası kamuya ait ambulansta oluşan değer kaybı ve eksper ücretinin sigorta şirketi ile belediyeden tahsili davası.
Özet: Bu dava, davalı sürücünün 100% kusurlu olduğu anlaşmalı kaza tutanağına göre, bir bakanlığa ait ambulansın 27.07.2023 tarihli trafik kazasında uğradığı 15.000 TL değer kaybı ve 1.177,58 TL eksper ücretinin yasal faiziyle tahsilini talep etmektedir; davalı sigorta şirketi, ambulansın aynı bölgeden önceden hasarlı olduğunu ve bu nedenle tekrar değer kaybına uğramayacağını belirterek talebi reddetmiş, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş, diğer davalılar belediye ve sürücü ise kendi sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/629 Esas
KARAR NO :2026/396
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/08/2025
KARAR TARİHİ:02/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27.07.2023 tarihinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... Belediyesi adına kayıtlı ... plakalı aracın, müvekkili kuruma ait ... plakalı ambulansa çarpması sonucu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, taraflar tarafından olay yerinde tarafından tutulan KTT belgesine göre davalıya ait ... plakalı araç %100 kusurlu ve bu husus anlaşmalı kaza tutanağına geçirildiğini, ambulansta oluşan değer kaybı alacağı için kusurlu aracın trafik sigortası ... Sigorta A.Ş.ye başvurulduğunu, söz konusu başvuruya davalılardan ... Sigorta A.Ş. (... plakalı aracın numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında) ...-2 nolu değer kaybı dosyası açıldığını, talebin "aracınızın kaza tarihinden önce aynı bölgeden hasarı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle değer kaybı değerlendirilmememiştir" gerekçesiyle reddedildiğini, bu sebeple sigorta şirketine karşı poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla işbu davayı çama zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu, davacının aracındaki fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere 15.000-TL'nin kaza tarihi olan 27.07.2023 tarihinden ve 1.177,58-TL eksper ücretinin 10/04/2025 (Değer Kaybı Tespit Raporu Tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Araç maddi hasarına ilişkin .../1 nolu dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından davacının kasko sigortacısı ... Sigorta'ya 25.12.2023 tarihinde 19.727,05-TL araç hasarı rücu ödemesi yapıldığını, ... plakalı aracın uyuşmazlık konusu 27.07.2023 kaza tarihinden önce gerçekleşen kazalarda da aynı bölgeden hasara uğradığı tespit edildiğini, Önceden hasar görmüş ve değer kaybetmiş bir parçanın tekrar değer kaybedemeyeceği aşikâr olduğunu, bu nedenle değer kaybı ödemesi yapılmadığından ödeme talebi reddedildiğini, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerektiğini, davayı kabul etmemek kaydı ile davacının değer kaybı rapor tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddini, uyuşmazlık konusu 27.07.2023 tarihli kazadan önce aracın aynı bölgeden hasarlanması sebebiyle değer kaybı oluşmayacağından davanın reddini, ekspertiz ücreti talebinin reddini talep etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; belediyenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca sürücünün salt kişisel kusurunun bulunması nedeniyle Borçlar Kanunu hükümleri gereğince idarenin sorumlu olmadığını, dava dilekçesindeki açıklamalara göre diğer davalının kişisel kusuruna dayandığını, hizmetten ayrılabilen kişisel kusuru nedeniyle açılan davanın da husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu olayın meydana geliş şekli incelendiğinde müvekkili idareye atfedilecek bir kusurun veya kusursuz sorumluluğun bulunmadığı kanaati ile davanın müvekkili Belediye yönünden reddini talep etmiştir.
Davalı ... mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın şahsına ait olmadığını, aracın ... Belediyesine ait olduğunu, kendisinin görevli şoför olarak aracı kullandığını, bu nedenle tarafına yöneltilen taleplerin araç sahibi ve işleteni olan ... Belediyesine yöneltilmesini, tarafına yöneltilen davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı bakanlığa ait ambulansta meydana gelen değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 27.07.2023 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, ... Belediyesi adına kayıtlı, diğer davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç (ambulans) ile davacı kuruma ait ... plakalı ambulans arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 15.000-TL değer kaybının kaza tarihi olan 27.07.2023 tarihinden ve 1.177,58-TL eksper ücretinin 10/04/2025 (Değer Kaybı Tespit Raporu Tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalı Sigorta vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle davanın zamanaşıma uğradığından bahisle reddinin gerektiği iddia edilmiş olup bu kapsamda yapılan incelemede; TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi ve anılan diğer düzenlemeler birlikte incelendiğinde somut olay bakımından meydana gelen kaza tarihi olan 27/07/2023 tarihi ile arabuluculukta geçen süre dahil edildiğinde davanın açıldığı tarih itibari ile zamanaşımının geçmediği anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede her ne kadar davalı Belediye vekili tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de ... plakalı ambulansın malikinin / işleteninin davalı belediye başkanlığı olması sebebiyle husumetinin bulunduğu ve tüm davalılarının meydana gelen kazada müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, sbgm kayıtları ve sair hususlar celp edilmiş, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup ibraz edilen raporda özetle;
27.07.2023 günü saat 18:20 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı ambulans aracı ile İstanbul ili, Maltepe ilçesinde D-100 kuzey yol cevizli köprüyü geçtiği esnada trafiğin yoğunlaşması sebebiyle yavaşlamış, aynı istikamette arkasından gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı ambulansın duramayarak aracının ön kısımlarıyla önünde bulunan ... plakalı aracın sol arka far kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Yukarıdaki "Olay" kısmında anlatıldığı ve kaza yeri krokisinden de görüldüğü gibi ... plakalı ambulans trafiğin yoğunlaşması sebebiyle yavaşlamış, arkasından gelen ... plakalı ambulans duramayarak ... plakalı ambulansa arkadan çarpmıştır.
Dosyadaki veriler incelendiğinde ... plakalı ambulans sürücüsü ... Karayolları Trafik Kanununun 56.c maddesindeki "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." kuralına uymamış ve yine Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan sayılan 84.d maddesindeki "arkadan çarpma" kusurunu işlemiş ve meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
... plakalı ambulans sürücüsü ...'nın meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı görüşüne varılmıştır.
Dosyada Davacı tarafa ait ... plakalı 2015 model ... ... ... ... 10+1 ... ... marka ve tip aracın hasar dökümü ve hasar durumunu gösterir resimlerden bagaj kapağı onarımı ve boyanması araçta değer kaybına sebep olacaktır.
Davacı tarafa ait ... plakalı 2015 model ... ... ... ... 10+1 ... ... marka ve tip araç olay tarihi olan 27.07.2023 tarihinden önce 5 adet kaza geçirmiştir. Bu kazalara ilişkin ekspertiz raporları incelendiğinde hiç birinde arka taraf hasarı görülmemektedir. Sadece 24.10.2022 tarihindeki kazada park sensörü değişmiş ve bu sebeple arka tampon sökülüp takılmıştır. Bagaj kapağı hasarı önceki kazalarda bulunmamaktadır. Bu sebeple bagaj kapağı onarımı ve boyanması araçta değer kaybına sebep olacaktır.
Türkiye Sigortalar Birliği, kasko değer listesi ile internetteki çeşitli ikinci el araba satış fiyatları incelendiğinde 2015 model ... ... ... ... 10+1 ... ... marka ve tip aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin ortalama 850.000 TL. civarında olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay kararları kapsamında da kabul edilen gerçek zarar ilkesi gereği değer kaybı hesabı için yapılan incelemede Davacı tarafa ait ... plakalı 2015 model ... ... ... ... 10+1 ... ... marka ve tip aracın onarım sonrası 2. el ortalama piyasa değeri ile hasarsız haldeki 2. el ortalama piyasa değeri arasında piyasadaki reel alım-satım şartlarına göre aracın kilometresi, yıpranma oranı, marka model bilgileri de göz önüne alındığında kazadan sonraki onarılmış haldeki satış değerinin 833.000 TL olacağı ve değer kaybının 17.000 TL olacağı
kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapora karşı davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde "Bilirkişi raporunda yer alan değerlendirme doğrultusunda; davamızın talebimiz gibi kabulü ile müvekkil kuruma ait ambulanstaki 15.000-TL. değer kaybının kaza tarihi olan 27.07.2023 tarihinden ve 1.177,58-TL eksper ücretinin 10/04/2025 (Değer Kaybı Tespit Raporu Tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi" talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yerleşik içtihatlar uyarınca değer kaybı; aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olup rapora karşı sunulan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır.
Tüm dosya kapsamı itibari ile ibraz edilen deliller, toplanan evraklar, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu kapsamında davacının talebi ile bağlı kalınarak davalılardan meydana gelen kaza sebebiyle 15.000,00 TL değer kaybı talebinde bulunabileceği kanaatine varılmış olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 07/01/2025 tarihinde başvuru yapmış olduğu, +8 iş günlük sürenin son gününün 17/01/2025 tarihine tekabül ettiği, bu hali ile davalı sigorta şirketinin 20/01/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunun kabulü ile işbu davalı açısından faizin başlangıç tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiş, diğer davalılar açısından ise olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin işbu dava açılırken dava dilekçesinde 15.000-TL. değer kaybı ile birlikte 1.177,58-TL eksper ücretini de asıl alacak olarak belirterek işbu davayı açmış olduğu görülmekle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/2671 Esas, 2022/1186 Karar Sayılı, 29/09/2022 Tarihli " Dava; trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen araç hasar bedelinin, araç kiralama bedelinin ve davacının yaptığı ekspertiz gideriyle tercüme masraflarının tazmini istemine ilişkindir. ... Ne var ki davacı aracında meydana gelen hasarın tespiti amacıyla, ekspertize ödenen fatura bedeli asıl alacak niteliğinde olmayıp, yargılama giderlerindendir. Bu nedenle ekspertiz masrafı olan ve belgelenen 897,02-EURO'nun fatura tarihi olan 02/08/2016 tarihindeki TL karşılığı yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/19847 Esas - 2014/16462 Karar sayılı ilamı) hatalı değerlendirme sonucunda asıl alacak ( araç hasar bedeli ) miktarına eklenerek davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesi doğru olmadığından" şeklindeki gerekçeli ilamı ve güncel tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/1156 Esas, 2026/685 Karar Sayılı, 26/03/2026 Tarihli ilamı da dikkate alındığında davacının ekspertiz ücreti talebi yargılama giderleri içerisinde hesaplanmak kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 27.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 15.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi olan 20/01/2025 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 27.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine
2-Alınması gerekli olan 1.024,65-TL karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen davetiye, posta gideri: 1.956,60-TL bilirkişi ücret olarak alınan 7.000,00-TL, ekspertiz ücreti olarak sarf edilen: 1.177,58-TL olmak üzere toplam: 10.134,18-TL yargılama giderinin %92,7 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 9.394,38-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.177,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00-TL'nin %92,7 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 4.356,90-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 343,10-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.