Kamu malına zarar verme suçunda sanığın akıl sağlığı raporuyla belirlenen cezai sorumluluğunun azalması hususu değerlendirilmediği için hükmün bozulması.
Özet: Sanığın kamu malına zarar verme suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur; zira ilk derece mahkemesi, sanığın suç işlediği sırada atipik psikoz ve antisosyal kişilik bozukluğunun etkisi altında olduğunu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığını ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunu belirten uzman raporunu göz ardı ederek, Türk Ceza Kanununun 32/2 maddesi kapsamında ceza sorumluluğunun azalmış olup olmadığını tartışmaksızın hüküm kurması hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Ceza Dairesi         2025/4991 E.  ,  2026/1252 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/121 E., 2025/484 K.
SUÇ : Kamu mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
.... ....Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 31.08.2016 tarihli raporu ile sanık hakkında "04.06.2015 tarihinde işlediği iddia edilen kamu malına zarar verme suçu esnasında atipik psikoz, antisosyal kişilik bozukluğu denilen hastalığın etkisinde olduğu, işlediği öne sürülen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, dolayısıyla işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğu, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/2 maddesinin tatbikinin uygun olduğu" belirtilmesi karşısında; sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 32/2 kapsamında olduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.