Ticaret Mahkemesi, sigorta şirketinin halefiyetle açtığı trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat davasında, ticari dava niteliği taşımayan haksız fiil sorumluluğu nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna hükmederek görevsizlik kararı verdi.
Özet: Bir sigorta şirketinin trafik kazası sonucunda sigortalısına ödediği hasar bedelini haksız fiilden sorumlu kusurlu taraftan rücuen tahsili talebiyle açtığı tazminat davasında, davanın sigorta poliçesinden değil haksız fiilden kaynaklanması ve davalıların tacir olmaması nedeniyle mutlak ticari dava niteliği taşımadığı, bu sebeple davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle asliye ticaret mahkemesi tarafından görevsizlik ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/310 Esas - 2026/307

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/310
KARAR NO : 2026/307
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 09/04/2026
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... .... .... .... .... .... .... .... plaka sayılı ticari araca çarpması sonucu iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ödediği tazminattan dolayı sigortalısına halef olarak, bu hasara sebep olan kişiye ve şirketlere zarardan kanunen sorumlu bulunanlara rücu etmek hakkını haiz olduğunu, davalının meydana gelen hasarı %100 kusuruyla meydana getirmesi nedeniyle de somut olayda müvekkil şirket nezdinde rücu hakkı doğduğunu, bu nedenlerle şimdilik 300.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 24/06/2025’den itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Usul ekonomisi gereği davalılara tebligat çıkarılmamıştır.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın 20.05.2024 -17.05.2025 vade tarihleri arasında 289331007795 sayılı "Genişletilmiş Kasko Poliçesi" ile teminat örtüsü altına alındığı , 16.04.2025 tarihinde saat 01:49 sıralarında Haydar Ürün yönetimindeki ... plakalı araç ile sigortalısı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı iki taraflı trafik kazası meydana geldiğini ,sigorta şirketince akidine ödenen hasar bedelinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olarak rücusu istemli Tazminat Davasıdır.
Yargıtay İBK'nin 22.03.1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında, "...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." denmiştir.
Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı Dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Somut olaya gelindiğinde davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki haksız fiilden doğmuştur. Davalılar sürücü ve araç malikinin mirasçıları (müteveffa araç maliki) gerçek kişi olup uyuşmazlık davalının haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Davalıların tacir olduğu yönünde bir iddia bulunmamaktadır ve ... plakalı aracın kullanım şekli hususidir . Bu durumda nispi ticari davanın koşulları oluşmadığından (... BAM 21. HD'nin 16.02.2023 tarih ve 2022/265E., 2023/176K. Sayılı ilamı) uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.