Danıştay 5. Daire, KHK 375/B kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle temyiz talebini ankesörlü telefon kayıtları ve ardışık aramaları değerlendirerek reddedip alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Davacı, 375 sayılı KHKnın geçici 35/b maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddi kararının istinaf sonucunda da düzeltilerek reddedilmesinin ardından temyize başvurarak, masumiyet karinesi, delillerin yetersizliği ve ceza davasının beraatle sonuçlanma ihtimalini ileri sürmüşse de, Danıştay, yargılama süreci devam eden ceza davasından bağımsız olarak, davacının sabit/ankesörlü telefonlardan tekil veya askeri personeller ile ardışık olarak arandığına dair tespitler ile dosyada bulunan diğer delilleri birlikte değerlendirerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmış ve bölge idare mahkemesi kararını ek gerekçe ile onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/10833 E.  ,  2025/6338 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/10833
Karar No : 2025/6338
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verileceği, ankesörlü telefonlardan kimin aradığının, arama amacının tespit edilemediği, aramada ne konuşulduğunun bilinmediği, aramanın örgütsel amaçla olup olmadığının kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiği, HTS kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceği, tanıkların etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği, irtibat ve iltisak kavramlarının belirli ve kanuni olmadığı, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün olmayıp, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen bilgi, belge ve delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında idari yargı merciilerince ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Sanığın farklı tarihlerde sabit/ankesörlü telefonlardan tekil olarak veya askeri personeller ile ardışık olarak arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 15/02/2012 tarihinde 2 defa arandığı, aynı tarihte R. A. ve Ü. A. isimli askeri personel olan şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 14/04/2012 tarihinde O. S. T. ve Ü. A. isimli askeri personel olan şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 14/12/2014 tarihinde 2 defa arandığı, aynı tarihte R. Ö. ve A. Ç. isimli askeri personel olan şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 31/08/2012 tarihinde tekil olarak 2 defa arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 30/09/2012 tarihinde tekil olarak arandığı, İstanbul ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 27/02/2013 tarihinde tekil olarak 3 defa arandığı, Ankara ilinde ... numaralı sabit/ankesörlü telefondan 10/07/2013 tarihinde tekil olarak arandığı tespit edilmiştir..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.