Bursa BAM Hukuk Dairesinden, eşit hissedarların rekabet yasağı ihlali ve şirket zararına yol açtığı iddiasıyla ortaklıktan çıkarılması ile yönetim boşluğu nedeniyle şirketin feshini içeren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, eşit hisseli ortakları arasındaki rekabet yasağı ihlali, bağlılık kuralına aykırı davranış ve şirketi zarara uğratma iddiaları nedeniyle ortaklıktan çıkarma ve tazminat talepli asıl dava ile, şirket ortaklarının derin anlaşmazlıkları ve şirketin zorunlu organlarının yokluğu sebebiyle Türk Ticaret Kanununun 530. maddesi uyarınca şirketin feshini ve kayyum atanmasını talep eden birleşen davanın incelendiği, ilk derece mahkemesince anonim şirketlerde haklı nedenle ortaklıktan çıkarma müessesesinin bulunmadığı ve zararın ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, ortakların uzlaşmazlığı ve şirketin organsız kalması nedeniyle ise birleşen davada şirketin feshine karar verilmesine dair hükmün istinaf incelemesi sunulmaktadır.

T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ..... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2.....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : 02/12/2020NUMARASI : .....DAVACI : ... - .......VEKİLİ : Av. ... -.....DAVALI : ... - ... - ...VEKİLİ : Av. ... .....BİRLEŞTİRİLEN ..... 2. ASL. TİC. MAH......ESAS SAYILI DAVADA:DAVACI : ... - ... - .....VEKİLİ : Av. ...DAVALI : .......DAVA KONUSU : Yönetici Sorumluluğu/ Fesih Tasfiye İstemliDAVA TARİHİ : 05/07/2017KARAR TARİHİ : 04/03/2024KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2024Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2020 tarih, 2017/869 Esas, 2020/812 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalının ..... ..... Danışmanlık Eğit. Hiz. A.Ş'nin münferiden temsile yetkili, eşit hisseli ortakları olduğunu, davalının eğitim ve danışmanlık sertifikasının bulunduğunu, davalının şirket yerine kendi nam ve hesabına iş yapmasının rekabet yasağına ve bağlılık kuralına aykırı olduğunu, şirketin itibarını zedelediğini, şirket kazancının azalmaya sebebiyet verdiğini, müvekkilini 3. şahıs ve işletmelerle yapılan görüşmelerden bilgilendirmediğini, şirketin bilgisi olmadan danışmanlık hizmeti verdiğini, deneme imtihanlarını sebepsiz yere iptal ettiğini, şirketin kredi kartı ile özel harcamalar yaptığını ve şirketin zarara uğratıldığını belirterek, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, 20.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmasına, bu miktarın şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ortaklığın bulunduğu şirket türü itibariyle ortaklıktan çıkarılmanın uygulanamayacağını, şirketin müvekkilinin eğitim ve yetki belgelerine istinaden faaliyet yürüttüğünü, rekabet yasağı ihlali iddiasına konu edilen şirketlerin öncesinde müvekkilinin eğitim hizmeti verdiği firmalar olduğunu, şirketin bu firmalar sözleşme yaparak kazanç elde ettiğini, davacının hukuka aykırı olarak müvekkilinin maillerini takip ettiğini, haksız rekabette bulunulmadığını, şirketin maddi ve manevi zarara uğratılmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ... ile müvekkili davacının davalı şirkette %50'şer oranında hissedar olduklarını, şirket ortakları arasında anlaşmazlık olduğu için biraraya gelip karar alamadıklarını, ...'ın yasaya aykırı olarak tek başına kendini yönetim kurulu üyesi seçerek işlemler yaptığını bu seçimin ..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin..... Esas-2018/603 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğini, davalı şirketin zorunlu organı olan yönetim kurulunu kaybettiğini belirterek TTK 530. maddesi uyarınca şirketin feshine karar verilmesini yargılama süresince davalı şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirketi temsilen ... cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul etmediklerini, davalı şirketin tüm engellemelere rağmen faal olduğunu, davacının şirketin faaliyetlerini engellemek için yönetim kurulundan istifa ettiğini, genel kurul kararının iptaline yönelik davanın ve şirketten çıkarılmasına yönelik davalarının sonucunun beklenilmesini talep ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, dosya kapsamı, tanık beyanları ve bilirkişi raporları uyarınca; anonim şirketlerde haklı nedenle ortaklıktan çıkarılma müessesi bulunmadığından ve limited şirket ortakları hakkındaki düzenlemenin de kıyasen uygulanması mümkün olmadığından asıl davaya konu davalının ortaklıktan çıkarılması isteminin yerinde görülmediği, şirketin zarara uğratıldığından bahisle zararın şirkete ödenmesine yönelik istem yönünden ise; davalının şirketi zarara uğrattığının ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, Birleşen dava yönünden ise, davalı şirket 2015 yılında %50 hisseyle iki ortak tarafından kurulmuş ve her bir ortak münferit yetkili olarak üç yıllığına atanmışlardır. Ortakların şirketi temsil yetkisi 2018 yılında sona ermiş, 2018 yılında yapılan genel kurul toplantısı ise ..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .....Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yani şirket 2015 yılından beri toplanamamakta, ortakların şirketi temsil yetki süreleri sona erdiği için şirket 2018 yılından beri organsız durumdadır. Şirket iki ortaklı olduğu için ve taraflar birbirlerine karşı açtıkları davalarla artık bir araya gelemeyeceklerini beyan etmişlerdir. Zaten yaklaşık iki-üç yıl süren yargılama süresince de biraraya gelememişlerdir. Bu durumda taraflara TTK 530. maddesi uyarınca süre vermenin anlamsız olacağı düşünüldüğünden taraflara yeniden bir süre verilmemiştir. Ortaklar eşit hisseye sahip oldukları için bir araya gelip karar almaları imkansızdır. Bu durumda şirketin devamı mümkün değildir. Şirket organsız kaldığından ve bu durumun düzeltilmesi mümkün olmadığından TTK 530. maddesi uyarınca davalı şirketin feshine karar verilmiştir.Karara karşı, asıl davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davacı ... vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını ve hukuki değerlendirmeler içerdiğinden de usule aykırı olduğunu, davalının kusuru sebebiyle şirket ve müvekkilinin maddi, manevi zarara uğradığını yerel mahkemece bu yöndeki tanık beyanları ve delillerin değerlendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; yerel mahkemece tesis edilen hükmün hukuka ve maddi delillere uygun olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen isnat ve iddialara yönelik delil sunulamadığını, istinaf başvurusunun asıl davaya yönelik yapılması sebebiyle birleşen davanın istinaf incelemesine konu edilemeyeceğini belirterek istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Asıl dava, TTK'nın 553 ve maddeleri kapsamında şirket yöneticilerinin sorumluluğu iddiasına dayalı tazminat ve haklı sebepli şirket ortaklığından çıkarılması istemine yöneliktir.Birleşen dava, hukuki niteliği itibarıyla organsız kalan şirketin TTK 530. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İstinaf eden taraf, ileri sürülen istinaf sebepleri itibariyle istinaf başvurusunun asıl davaya yönelik hükme karşı yapıldığı anlaşılmakla istinaf incelemesi asıl dava yönünden istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda; yönetici ortak olan davacı, davalı yönetici ortağın şirketin iştigal alanında faaliyet yürüterek rekabet yasağı kuralını ihlal ettiğini, şirkete ve yönetici ortak olan kendisine yönelik eylemlerinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal niteliğinde olduğunu belirterek davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde elde ettiği gelirin TTK'nın 553. maddesi gereği şirkete ödenmesine ve davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.6102 sayılı TTK'nın 553/1 maddesi “Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.” demektedir. Bu durumda somut olayda, ispat yükü üzerinde olan davacının davalı yöneticinin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği eylemlerinin varlığı ile bu eylemler neticesinde zarara uğradığını ve iddia edilen eylemler ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda iddia, savurma, dosya kapsamı deliller itibariyle ispat yükü üzerinde olan davacının, davalı yönetici ortağın şirketin piyasadaki güven itibarının zedelenmesine ve rekabet yasağını ihlal ederek şirketin zarara uğramasına neden olacak şekilde hukuka aykırı eylemler içerisinde bulunduğunu ve bu eylemler neticesinde şirketin zarara uğradığını haklılığını sağlayacak düzeyde ispata yarar deliller ile ispat edememesi karşısında mahkemece sorumluluk nedenine dayalı istem hakkında verilen kararın isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan, tarafların ortaklığının bulunduğu şirket tür itibariyle anonim şirket niteliğinde olup, ortağın haklı sebeple anonim şirket ortaklığından çıkarılması hali müstakil olarak şirketler hukuku mevzuatında yer almamaktadır. Dolayısıyla, davalının haklı sebep iddiası ile şirket ortaklığından çıkartılma istemi yasal dayanaktan yoksun olduğundan dinlenilmesi mümkün değildir. dolayısıyla yerel mahkemenin bu yönlü değerlendirmesi de doğru olmuştur. Mahkemece asıl davada davalı şirketin taraf olmamasına rağmen karar başlığında gösterilmesi doğru değil ise de; bu husus mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan kaldırma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye...e-imza ...Katip... e-imza