Hırsızlık suçundan bozma üzerine verilen mahkumiyet hükmünün, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve ceza indirimi talepleri reddedilerek Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Sanık müdafiinin, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığı, başka sanığın beyanına dayanıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği, parmak izinin farklı yorumlanması gerektiği, etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığı ve ceza alt sınırdan uzaklaşılarak verildiği gerekçeleriyle temyiz etmesi üzerine, ilk derece mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiş; savunmanın bu temyiz itirazları reddedilerek, sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararın onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/16028 E.  ,  2026/1663 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/537 E., 2025/637 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk derece mahkemesince, bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığı, ceza yargılamasında ikrar dahi hakimi bağlamaz iken diğer sanıklardan birinin aleyhe beyanının hükme esas alınmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır evrensel ceza ilkesinin ihlâl edildiği, suçta kullanılan araçta sanığın parmak izinin çıkmasının sebebinin sanığın olay günü o araca binerek gezmeye gelmiş olması olduğu, sanığa etkin pişmanlık indirimi uygulanmasına imkan tanınmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin gerekçesine yer verilmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.