Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda gece ve birden fazla kişiyle işlenmesinin zamanaşımı süresini uzatması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin reddi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle kanun yararına bozulması talebi, suçun gece vakti ve birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli halleri nedeniyle dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olağan ve 22,5 yıl olağanüstü olarak hesaplanması gerektiği ve bu sürelerin henüz dolmadığı anlaşıldığından reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/32 E., 2025/54 K.SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve... sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında; Sanık hakkında 16.12.2014 tarihinde mahkumiyet kararı verilmesi ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.07.2020 tarihi ile yeni suçun işlendiği 28.06.2022 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 21.01.2025 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEHükümlünün eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen “Suçun gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâlleri olması nedeniyle bu durum, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/4 ve 67/4. maddelerine göre hükümlü için hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22... aylık olağanüstü zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.