Malikin mülkiyetindeki taşınmazda, boşanma davası süren baldızın aile konutu tahsis kararının kaldırılması sonrası haksız işgalinin önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bir taşınmazın maliki olan davacı, başlangıçta aile mahkemesince aile konutu olarak davalıya tahsis edilen ancak sonradan tahsis kararı kaldırılan mülkünde davalının haksız işgalini sonlandırmak ve ecrimisil almak amacıyla dava açmış; ilk derece mahkemesi, aile mahkemesinin tahsis kararının kalkması ve davacının ihtarına rağmen taşınmazı boşaltmayan davalının haksız işgalci olduğuna hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince ecrimisil yönünden kesinlik sınırı, el atmanın önlenmesi yönünden ise davalının kullanımının haksız hale gelmesi ve malikin rızasının bulunmaması gerekçeleriyle onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3576 E.  ,  2026/980 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3118 E., 2025/1443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/453 E., 2023/748 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 92 33... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A blok, 5. kat, 22 numaralı bağımsız bölüme müvekkilinin malik olduğunu, davalının haklı bir neden olmaksızın taşınmazı kullandığını, ihtarname tebliğ edildiğini ileri sürerek davalının taşınmaza haksız el atmasının önlenmesine ve tahliyesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ilgili taşınmazda müşterek konut olarak aile mahkemesince kendisine tahsis edilmesi nedeni ile kullanımda bulunduğunu, haksız el atmanın varlığından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin boşanma hükmü kesinleşene kadar aile konutu olan yerde oturmasının haksız ve kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazda davacının kardeşi ile davacının kardeşinin eşi olan davalının birlikte yaşadığı, davacının kardeşi ile davalı arasında boşanma davasının bulunduğu, davacının boşanma davasının tarafı olmadığı, İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi'nin 2019/242 Esas, 2022/292 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın davalıya tahsis edildiği, tahsis kararının kaldırılması üzerine davacı tarafından davalıya ihtar tebliğ edilerek davalının müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulduğu, davalının taşınmazı tahliye etmediği, davacının boşanma davasında taraf olmaması sebebiyle Aile Mahkemesinin tahsis kararının kaldırılması sonucu davalının dava konusu taşınmazda haksız işgalci konumunda olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne; 92 33... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A blok, 5. kat, 22 numaralı bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine, 9.333,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazda davacının kardeşi ile davacının kardeşinin eşi olan davalının birlikte yaşadığı, davacının kardeşi ile davalı arasında boşanma davasının bulunduğu, davacının boşanma davasının tarafı olmadığı, İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi'nin 2019/242 Esas, 2022/292 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın davalıya tahsis edildiği, tahsis kararının kaldırılması üzerine davacı tarafından davalıya ihtar tebliğ edilerek davalının müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulduğu, davalının taşınmazı tahliye etmediği, mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda el atılan yerin dava tarihindeki rayiç değerinin 1.700.000,00 TL ve talep edilebilecek ecrimisil tutarının ihtarname tebliği ve dava tarihi arasındaki dönem itibari ile 9.333,00 TL olduğunun belirlendiği, ecrimisil talebi yönünden yapılan incelemede; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları ayrı ayrı açılabilecek davalardan olup objektif dava yığılması türünde birlikte açılmakla kesinlik sınırlarının da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek davalı aleyhine hükmedilen ecrimisil alacağı kesinlik sınırın altında kaldığından bu isteme ilişkin istinaf itirazlarının miktar itibari ile usulden reddinin gerektiği, el atmanın önlenmesi yönünden yapılan incelemede; davacının taşınmazda malik bulunduğu, davalının davacının kardeşinin eşi iken İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi'nin 2019/242 Esas, 2022/292 Karar sayılı dosyasında boşanma davası görüldüğü, bu davada dava konusu taşınmazın davalıya tahsis edildiği ancak daha sonra tahsis kararının kaldırıldığı; kaldırma sonrası davacı tarafından davalıya ihtar tebliğ edilerek müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulduğu, davalının tebliğe karşın taşınmazı tahliye etmediği, Aile Mahkemesinin tahsis kararını kaldırması sonucu davalının dava konusu taşınmazda haklı bir kullanımı kalmadığının sabit olduğu ve davacının da artık kullanıma rızası olmadığını ihtaren bildirdiği anlaşılmakla mahkeme kararında bir yanılgı bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin ecrimisil bakımından istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin miktar yönünden reddine, davalı vekilinin men'i müdahale bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu taşınmazın müvekkili ile davacının kardeşi arasında görülmekte olan boşanma davasında müvekkile tahsis edildiğini, taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğunu,
2. Müvekkilinin haksız işgalci olmadığını,
3. Aleyhine ecrimisile hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Davacının aynı dava dilekçesi ile birden fazla talebi ileri sürmesi "objektif dava birleşmesi" olarak tanımlanır. Doktrinde objektif dava birleşmesi ya da kümülatif dava yığılması olarak adlandırılan kurum, Kanunumuzda "davaların yığılması" terimi benimsenerek düzenlenmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 30.04.2019 tarihli ve 2018/4-1036 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesinlik sınırının belirlenmesi kamu düzenindendir ve kesinlik sınırı belirlenirken davanın değeri esas alınır. Davanın değeri ise genel anlamıyla, bir davadaki taleplerin toplamıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre harç tüm taleplerin toplamı üzerinden alınır (16/2 hükmü). Objektif dava birleşmesi durumunda dava değeri, aynı davada ileri sürülen taleplerin toplam değeridir.
Somut olayda, davacı aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş taleplerini aynı davada birleştirmiştir. Objektif dava birleşmesi olarak adlandırılan durumda taleplerin her biri ayrı dava olmakla birlikte, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan kesinlik sınırının tespiti için el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine yönelik dava değerlerinin toplanmaları ile ortaya çıkacak değerin esas alınması gerekir. Başka bir anlatımla; aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş talepler aynı dava dilekçesi ile ileri sürüldüğünde dava değerinin bu iki talebin toplamı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin davalı yönünden ecrimisile yönelik istinaf istemini esastan incelemesi gerekirken, usulden reddetmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.