Danıştay, 6292 sayılı Kanun kapsamında satın alma başvurusu nedeniyle kişisel menfaat ihlali oluşmadığından, arazi toplulaştırma işleminin iptali isteminde dava ehliyeti yokluğuna ilişkin ret kararını onadı.
Özet: Davacı tarafından, 6292 sayılı yasa kapsamında satın alma başvurusunda bulunulan taşınmazların toplulaştırma işlemine karşı açılan davada, ilk derece mahkemesince salt satın alma başvurusunun kesin bir hak sahipliği veya güncel menfaat sağlamadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddedilmesi ve bu kararın istinaf kanalıyla onanması üzerine, yüksek yargı merciince, hukuka uygun bulunan bu kararlar doğrultusunda temyiz istemi reddedilerek karar kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1232Karar No : 2025/1340 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Kilis ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde yer alan ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından 6292 sayılı yasa kapsamında Kilis ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde yer alan ... parsel sayılı taşınmazı satın almayı hak ettiğinden bahisle toplulaştırma işleminin dava konusu edildiği, salt satın alma başvurusu yapılmış olmasının hak sahipliği sonucunu doğurmayacağı, söz konusu taşınmazın davacıya satılacağı hususunun kesin olmadığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin davacının hali hazırda kişisel ve güncel menfaatini ya da hukuki durumunu etkiler bir niteliğinin olmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6292 sayılı kanunun 12. maddesinden kaynaklı hak sahipliğinin görmezden gelindiği, yasadan kaynaklanan hak sahipliğinin tüm şartlarını taşıdığı, davacının yıllardır kullandığı taşınmazın artık kullanılamayacağı, bu durumun menfaatini etkilediği dolayısıyla dava açma ehliyetinin olduğu, kararın adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.