Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin, e-posta dolandırıcılığı sonucu yanlış hesaba aktarılan 98.139,22 USDnin sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi talepli istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, otomobil yedek parça tedarikçisinin e-posta adresini taklit eden bir siber dolandırıcılık vakasıyla, aralarında ticari ilişkisi bulunmayan davalı şirkete 98.139,22 USD ödeme yaptığını ve davalının bu bedelle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek paranın iadesini talep ederken; davalı şirket ise bu parayı Nijeryalı bir müşterisinden çelik kapı ve tuvalet ekipmanı satışı karşılığı aldığını, bir kısmını müşterisine iade ettiğini ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunmaktadır.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2025/112 KARAR NO: 2026/644T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI: 2023/813 Esas-2024/729 Karar KARAR TARİHİ: 08/07/2024DAVA: Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 04/06/2026KARAR YAZMATARİHİ : 04/06/2026Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın ...'da mukim bir şirket olduğunu, motorlu araçların yedek parçalarının ithal ve satışı konusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü, ithalat işlemlerini yine ...'da mukim ... Şirketi aracılığıyla devam ettirdiğini, bahse konu faaliyetleri kapsamında müvekkili şirketin dava dışı ... Anonim Şirketi ile araba yedek parçası alımı konusunda anlaşma yaptığını ve muhtelif nitelik ve sayıda yedek parçanın alımı için 98.139,22-USD bedelle anlaştıklarını, anılan anlaşma kapsamında ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturaların düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, devam eden süreçte müvekkili şirkete, müvekkili şirketin sürekli olarak ticari ilişki içerisinde bulunduğu ... Anonim Şirketi'nin kurumsal e-postasını taklit ederek, ödeme bilgilerinin değiştirildiğini, ödemelerin ...'ne yapılması gerektiği yolunda bir e-posta gönderildiğini, ... Anonim Şirketi'nin kurumsal e-posta uzantısı olan "..." bir harf eklenmek suretiyle "..." olarak taklit edildiğini, ... Anonim Şirketi'nin kurumsal logosu ve satış görevlisi ...'ün adının kullanıldığını, bahse konu sahte e-postaya binaen ürünlerin karşılığı 98.139,22-USD'nın 15/06/2021 tarihinde ... yoluyla davalı şirket hesabına transfer edildiğini, ancak bir süre sonra ödemenin ... Anonim Şirketi'ne ulaşmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin hem kendi bankası ..., hem muhabir banka olan ... Bankası, hem de alıcının bankası ...Bankası ile temasa geçerek paranın iadesinin istendiğini, ancak nihai olarak 09/09/2021 tarihinde anılan bankanın iadenin mümkün olmadığını, bu bedelin tahsilinin ancak yerel resmi makamlara başvuru yoluyla tahsil edilebileceğinin bildirildiğini, davalı şirket yetkilileriyle yapılan görüşmelerin ve arabuluculuk sürecinin sonuç vermediğini, müvekkilinin anılan bedeli davalı şirketten tahsil edemediğini, uyuşmazlık konusu paranın müvekkili ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmayan davalı şirke hesabına geçerli bir hukuki sebep olmaksızın aktarıldığını, müvekkilinin ... Anonim Şirketi ile olan ticari ilişkisi kapsamında bu şirkete yapacağı ödemeyi aldatma ile davalı şirkete yaptığını, TBK'nun 77 ve 79. maddesi hükümleri karşısında davalı şirketin uyuşmazlık konusu parayı iade etmesi gerektiğini bildiği, haksız olarak yedinde tuttuğu paranın tamamını iade etme borcu altında olduğunu, davalı şirketin haksız fiil sorumluluğu kapsamındaki tüm dava ve talep haklarının saklı tuttuklarını, bu çerçevede 98.139,22-USD'nı sebepsiz zenginleşen davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete iadesini talep etme mecburiyetlerinin doğduğunu belirterek 98.139,22-USD'nın Devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, TBK'nun 82. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ...Ltd. Şti.'nin ihracatçı şirketi olup ... ihracatı sektöründe uluslararası alanda faaliyet gösteren saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'a, Nijeryalı bir müşterisinin çelik kapı satın almak için başvurduğunu, 08/02/2021 tarihinde müvekkili ile Nijeryalı müşterisinin çelik kapı alım satımı konusunda anlaşmaya vardığını, akabinde müşterinin yeniden çelik kapı ve tuvalet ekipmanları almak üzere müvekkili şirket yetkilisine ulaştığını, şirkete bu siparişine ilişkin olarak yaklaşık 100.000,00-USD göndereceğini belirttiğini, 15/06/2021 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ile tekrar iletişim sağlayarak 98.121,22-USD göndermiş olduğunu bildirdiğini, ...belgesini ilettiğini, sipariş detaylarını görüşmek üzere müvekkili şirketin merkezi olan Kayseri'ye geleceğini belirttiklerini, daha sonra Kayseri'ye gelen müşterinin, kendisine yapılan tuvalet ekipmanlarına yönelik teklifi kabul etmediğini, yalnızca çelik kapı alım satımı konusunda mutabık kalındığını, kendisinin şirket hesabına göndermiş olduğu tutardan iade edilmesi gereken 48.485-USD'nın kendisine iade edildiğini, davaya konu havale işleminden 2 haftalık bir süre sonra 01/07/2021 tarihinde ...'da bulunan şirket yetkililerinin müvekkili şirket yetkilileriyle iletişime geçtiğini, davacının dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere kendilerine ait paranın müşterilerine gönderilecek iken müvekkili şirkete gönderildiğini iddia ettiklerini, bu durumdan şüphelenen müvekkili şirketin konu ile alakalı olarak müşterisi ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde iddiaların doğru olmadığı şeklinde cevap almış ise de ticari itibarının zedelenmemesi ve bilinçsiz bir şekilde herhangi bir durum içerisinde kalmamak adına üretimine başladığı siparişlerin üretimini durdurduğunu, konu ile alakalı olarak iddiaların değerlendirilebilmesi ve iddiaların doğru olması halinde mağduriyet yaşamamak adına 06/07/2021 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müvekkili tarafından Nijeryalı müşterisine yönelik olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık soruşturma sürecinin müvekkili tarafından başlatıldığını, soruşturmada müvekkilinin müşteki sıfatını taşıdığını, yargı merciilerince konuya ilişkin bir karar verilmedikçe iade yapmayacaklarını, şayet davacının iddia ettiği gibi kendilerine ait bir paranın müvekkiline gönderilmiş olması gibi bir durum olması halinde dava yoluna başvurabileceklerini davacıya bildirdiklerini, ancak davacının arabulucuya başvurma tarihi olan 31/08/2023 tarihine kadar herhangi bir şekilde yasal işlem yapmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği üzere Nijeryalı müşterisinin iddia ettiğinin aksine davacı şirkete ait bir parayı müvekkiline göndermesinin söz konusu olması halinde ise TBK'nun 79. maddesi gereği müvekkilinin müşterisine iade ettiği 48.485-USD'nın dışında kalan kısmı geri verme yükümlülüğü altında olduğunu belirterek zamanaşımı süresinde açılmayan, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :Mahkemece; sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalının banka hesabına gönderilen paranın tahsili istemine ilişkin davacı tarafından açılan eldeki davada alacağın zamanaşımına uğramış olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere mahkememizce yapılan bu değerlendirme işin esasına yönelik bir değerlendirme olup, bu durumda mahkememizce verilen karar esastan verilmiş bir ret kararı niteliğinde olduğundan, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücreti verilmesi gerekir (Yargıtay HGK'nun 17/01/2018 gün ve 2017/4-3013 E., 2018/47 K. sayılı emsal ilamı). Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi istinaf başvurularına konu kararında; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve davalının zamanaşımı defi’nin kabul edilebilir olup olmadığı noktalarında toplandığını belirttiğini, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde aldatmadan (elektronik dolandırıcılık) ve sebepsiz zenginleşmeden bahsettiğini, bu kapsamda somut olaya öncelikle haksız fiile ilişkin hükümlerin mi yoksa sebepsiz zenginleşme hükümlerinin mi uygulanacağının tartışılması gerektiğine dikkat çektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nunda haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerini inceleyen mahkemenin, davacının istemini haksız fiil hükümlerine dayandırabileceği gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayandırabileceğini; bu noktada iki kurumun hüküm ve sonuçlarının tamamen farklı olduğunu ifade ederek uyuşmazlığın davacının dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebeplere ve talep sonucuna bakılarak çözümlenmesi gerektiği sonucuna vardığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25.maddesine gönderme yapan mahkemenin dava malzemesi olan vakıaların, taraflarca getirilmesi gerektiğine vurgu yaptığını; ek olarak ilgili kanunun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkemenin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan bahsettiğini, açıklanan hükümler gereğince, taraflarca getirilme ilkesi ve taleple bağlılık ilkesinin birlikte değerlendirileceğini, tarafların ileri sürmediği vakıaların hakim tarafından kendiliğinden araştırılamayacağı, sadece taraflarca ileri sürülen vakıaların incelenebileceği ve tarafların talep sonuçlarıyla hakimin bağlı olacağını ifade eden mahkemenin, somut olayı bu kapsamda değerlendirmeye geçtiğini, davacının dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde alacak isteminin dayanağı olarak sebepsiz zenginleşme kurumuna dayandığı gerekçe gösterilerek, mahkeme tarafından sebepsiz zenginleşme hükümleri somut olaya uygulanarak bir değerlendirme yapıldığını, mahkeme tarafından davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı defi’nin incelenmesi amacıyla, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımı süresinin hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yıl olduğu tespit edilmiş ve davacının malvarlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak en geç 05/08/2021 tarihinde öğrenmiş olduğuna kanaat getirildiğini, İlk derece mahkemesi tarafından, davacının 31/08/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, eldeki davayı ise 07/09/2023 tarihinde açtığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca zamanaşımı süresinin 05/08/2023 tarihinde dolduğu gerekçesiyle eldeki davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin ... (Müvekkil Şirket) ...’da mukim bir Şirket olup, motorlu araçların yedek parçalarının ithal ve satışı konusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü ve ithalat işlemlerini yine ...’da mukim ... Şirketi aracılığıyla sürdürdüğünü, bahse konu faaliyetleri kapsamında müvekkili şirketin dava dışı ... Anonim Şirketi (‘...’) ile araba yedek parçası alımı konusunda anlaşmış ve muhtelif nitelik ve sayıda yedek parçanın alımı için 98.139,22 ABD Doları bedelle anlaşmıştır. Anılan anlaşma kapsamında ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı faturalar düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, müteakip süreçte müvekkili şirkete, Müvekkil Şirket’in sürekli olarak ticari ilişki içerisinde bulunduğu ... Anonim Şirketinin kurumsal e-postası taklit edilerek, ödeme bilgilerinin değiştiği, ödemelerin ...’ne (‘...’)yapılması gerektiği yolunda bir e-posta gönderildiğini, anılan e-postada ... kurumsal e-posta uzantısı olan “...” bir harf eklenmek suretiyle “...” olarak taklit edilmiş, ... şirketinin kurumsal logosu ve Satış Görevlisi ...’ün adının kullanıldığını, anılan sahte e-postaya binaen bahse konu ürünlerin karşılığı 98.139,22 ABD Doları, 15.06.2021 tarihinde ... yoluyla Davalı Şirket hesabına transfer edildiğini, ancak bir süre sonra ödemenin ... şirketine ulaşmadığının anlaşıldığını ve müvekkilinin hem kendi bankası ..., hem muhabir banka olan ... bankası, hem de alıcının bankası ... ile temasa geçerek paranın iadesini istediğini, ancak aşağıda detaylı olarak açıklandığı üzere nihai olarak 09.09.2021 tarihinde anılan banka iadenin mümkün olmadığını, anılan bedelin tahsilinin ancak yerel resmi makamlara başvuru yoluyla tahsil edilebileceğini belirttiğini, müvekkili Şirketin, davalı şirket’e ilk olarak 01/07/2021 tarihinde ulaşarak uğradığı e-mail dolandırıcılığına ilişkin açıklamalar yaparak uyuşmazlık konusu 98.139,22 ABD Dolarının hataen Davalı Şirket hesabına gönderildiğini dile getirdiğini ve bu tutarın kendisine iade edilmesini talep ettiğini, İlk derece mahkemesinin dava dosyasına çevirileri ile birlikte sunulan müvekkili şirketin yetkili ve Davalı Şirket yetkili arasında geçen Whatsapp yazışmalarının detaylı incelendiğinde Davalı Şirket yetkilisinin ilgili tutarı Müvekkil Şirkete iade etmemek için kötü niyetli olarak uzun bir süre oyaladığını, davalı şirketin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/34334 sayılı soruşturma dosyası kapsamında yapmış olduğu şikayette ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu dilekçe ve beyanlarında Nijeryalı müşterisine bir ürün göndermediğini ve üretimin durdurulduğunu ifade ettiğini, ancak taraflarınca sunulan 05.08.2021 tarihli ... mesajında görüleceği üzere davalı şirketin çalıştığı banka aracılığıyla yaptığı bildirimde Nijeryalı müşterisi ile aralarındaki ticaretin tamamlandığını, ürünlerin ...’ya gönderildiğini ve paranın iade edilemeyeceğini bildirdiğini, davalı şirketin, hataen gönderilen paranın müvekkili şirket’e iade edilmesi için davalı şirket’in başlatmış olduğu ceza soruşturması sürecinin sonuçlanmasını beklemesi gerektiği söylenerek müvekkili şirket’in bu süreçte kendisine karşı bir hukuki girişimde bulunmasını geciktirdiğini, bu noktada davalı şirket’in ifadelerinin aralarında açık bir çelişki bulunduğunun aşikar olduğunu, zira davalı şirketin hukuk yargılamasında ve ceza soruşturmasında ürünleri göndermediğini üretimi durdurduğunu ifade ederken müvekkiline banka aracılığıyla yaptığı bildirimde ürünlerin gönderildiğini ve ticaretin tamamlandığını bu nedenle hataen gönderilen paranın iade edilemeyeceğini bildirdiğini, sırf bu tutum dahi davalı şirket’in kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, ... bankası aracılığı ile davalıya ulaştırılmış ödemeye ilişkin ... mesajı dokümanının değiştirilmiş olması aynı zamanda TCK madde 207 gereğince özel belgede sahtecilik suçu teşkil ettiğini, davalının, olayın konusu dolandırıcılık faaliyetine iştiraki olup olmadığının belirlenmesi ve somut olayın aydınlatılabilmesi için taraflar arasındaki 15.06.2021 tarihli ödemeye ilişkin ... evrakı orijinalinin müzekkere yazılarak ... bankasının kendi sistemlerinden temin edilmesi gerektiğini, davacı müvekkilini zarara uğratan haksız fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiğini, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, davalı tarafça zamanaşımı definin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/813 E. ve 2024/729. K. sayılı ve 08/07/2024 tarihli ilamının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Dosyada mevcut bilgi ve belgeler.İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından açılan dava ile; sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak banka yoluyla davalıya gönderilen bedelin iadesi talep edilmiştir.Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalmasıdır.6098 sayılı TBK'nın 82/1 md.ne göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, davacı vekilince verilen cevaba cevap dilekçesinde açıkça ... Bankası tarafından paranın iade edilmeyeceğini bildirdiği tarihin 05.08.2021 tarihi olduğunun beyan edildiği, dava 07.09.2023 tarihinde açılmış olmasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinafı nedeniyle alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin yatan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra başvuranlara iadesine,6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/06/2026