Yargıtay, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkumiyet kararını, müdafiin yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle bozdu.
Özet: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının istinaf incelemesiyle kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın müdafiinin mazeret talebi hakkında karar verilmeksizin yokluğunda esas hakkında hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığı ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi gereği sanığın müdafii huzurunda savunmasının alınması yasal zorunluluk olmasına rağmen bu kurala uyulmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuş, dosya yeniden incelenmek üzere iade edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/24232 E.  ,  2026/1631 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/3877 E., 2023/1114 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin "hapis cezası ve para cezasına dair hükümlerin haksız ve hukuksuz olduğu, yeniden incelenmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle sanığın müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği ve müdafiinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin mazeret talebini içerir 13.03.2023 tarihli dilekçesi ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmeden, duruşmaya devamla sanık müdafiinin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.