Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda Bylock tespiti, banka hesapları ve UYAP bilgi bankası araştırmasındaki eksiklikler nedeniyle mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, Bylock kullanıcısı olduğu belirtilen sanık hakkında kişisel bilgileriyle uyumlu bir GSM hattına ilişkilendirilmeyen ve örgütsel içerik barındırmayan Bylock tespit tutanağının delil olarak yetersizliği; Bank Asya hesap hareketlerinin ve savunmadaki araç alım-satım işlemlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla detaylı incelenmesi; ayrıca Uyaptaki örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında beyan bulunup bulunmadığının araştırılması ve ilgili tanıkların dinlenmesi gibi hayati konularda eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/12193 E.  ,  2026/1680 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/678 E., 2022/290 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/87 E., 2020/174 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilen sanık yönünden, sanığın kişisel bilgileri ile uyumlu herhangi bir GSM hattı ile ilişkilendirilmeyen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında, örgütsel içerik veya ekleyen, eklenen ve irtibatlı kişi bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, öncelikle sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ByLock kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi; ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından,
2) Örgüt liderinin talimatı öncesi ve sonrasıyla ...’nın TMSF’ye devredildiği 29.05.2015 tarihi sonrasını da kapsayacak şekilde sanığa ait ... hesaplarında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak aldırılacak ayrıntılı rapor doğrultusunda suç kastı da gözetilerek örgüt talimatı çerçevesinde para yatırma, hesap açma vb. işlemlerin bulunup bulunmadığının ve sanığın savunmasında araç alım-satım işlemlerinden bahsetmemesi karşısında savunması denetlenmesi bakımından bu alışverişe ait delillerin de kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden,
3) UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla usulünce dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.