Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davası: Zımpara ürünleri satışına ilişkin ödenmeyen fatura alacağı ve icra inkar tazminatı talebi.
Özet: Bu dava, ticari faaliyetleri kapsamında davalı şirkete sattığı ürünler karşılığında düzenlediği 15.143,50 TL tutarındaki faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlatan davacı şirketin, davalının borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine açtığı itirazın iptali talebi olup; davacı, faturaların yanı sıra cari hesap ekstresi ve WhatsApp yazışmalarıyla da desteklenen alacağının bulunduğunu ve davalının faturalara süresinde itiraz etmeyerek zımnen kabul ettiğini iddia ederken, davalı ise borcunun olmadığını, faturaların tek başına alacağı ispatlamadığını ve itirazlarının haklı olduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/946 EsasKARAR NO : 2026/417DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 09/10/2025KARAR TARİHİ : 15/04/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin kurulduğu günden bu yana zımpara ve türevi aşındırıcı ürünlerin toptan ve perakende ticaretini sürdürdüğünü, ticari faaliyeti kapsamında davalı şirkete satmış olduğu mallardan ötürü alacağı nedeniyle 04.12.2023 ve 18.12.2023 tarihlerinde iki adet fatura düzenlediğini, bu faturaların sevk irsaliyesi yerine geçen ticari faturalar olduğunu, faturalardan ilkinin 04.12.2023 tarihli olup 12.430,66 TL; ikincisinin 18.12.2023 tarihli olup 2.712,84 TL bedelli olduğunu, her iki faturanın toplam 15.143,50 TL tutarında alacağı gösterdiğini, davalı şirketin bu bedelleri ödemediğini, davacı şirket tarafından faturaların dayanağı ticari ilişkiye ait 15.143,50 TL bakiye borcu gösteren cari hesap ekstresi de düzenlendiğini, bu belgelerin davacı alacağını ispata elverişli yazılı deliller olduğunu, davacı tarafın alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece ............ İcra Müdürlüğü’nün ...........E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takip talebinin yukarıda belirtilen 04.12.2023 ve 18.12.2023 tarihli faturalar ile cari hesap ekstresine dayalı olarak 15.143,50 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden yapıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin yasal 7 günlük süresi içinde icra dosyasına itiraz ettiğini, davalının ödeme emrine vermiş olduğu 06.02.2025 tarihli itiraz dilekçesinde borcun olmadığını belirtmek suretiyle borca itiraz ettiğini ve ayrıca takibin yanlış yerde başlatıldığını ileri sürerek yetki itirazında bulunduğunu, borçlunun bu itirazları nedeniyle, İİK m.66 uyarınca icra takibinin durduğunu, hizmet karşılığı düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini ve bedelinin de ödenmediğini, davaya konu faturalarla talep edilen alacakların tahsili sürecinde, davalı şirket adına iletişim kuran ve davalı şirket adına yazışmaları yürüten kişinin ...........olduğunu, ...........'nın davacı şirkete gönderilen ...........mesajlarında, borcun kabul edilerek en kısa sürede ödeme yapılacağını da taahhüt ettiğini, söz konusu ...........yazışmalarının içerikleri itibariyle davalının borcunu ikrar ettiğini gösterdiğini, bu yazışmaların 6100 sayılı HMK’nın 202. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı teşkil ettiğini, davacı şirket çalışanı ...........'nın dava konusu ürünlerin davalıya teslimi sürecinde bizzat bulunduğunu, ...........'nın gerek malzemelerin teslimine ilişkin detaylara, gerekse davalı şirket adına irtibat kuran kişinin ödeme taahhüdünde bulunduğuna tanıklık edeceğini, davalı tarafından ödeme emrine ileri sürülen borcun bulunmadığı iddiası ve yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen faturaların içeriğine sekiz gün içinde hiçbir itirazda bulunmadığını, davalının süresinde itiraz etmeyip zımnen kabul ettiği faturalarla sabit borcunu inkâr etmesinin iyi niyete sığmadığını, müvekkili şirketin alacağının tarafların ticari defterleri ile de ispat edildiğini, ...........İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, itirazın iptali davasının Kanunda öngörülen süre içinde açıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın arabuluculuk kanalıyla çözüme kavuşturulması için taraflarınca ...........Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuş olup. Arabuluculuk büro dosya numarasının ..........., arabuluculuk numarasının ...........olan dosyada yapılan görüşme sonucunda 25.04.2025 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla: davalı borçlu tarafından Büyükçekmece ............ İcra Müdürlüğü’nün ...........E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devam etmesine, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacının Büyükçekmece ............ İcra Müdürlüğü’nün ...........E. sayılı dosyası ile icra takibi baslattığını, müvekkili tarafından davacıya karşı bir borcu olmadığından borca, tüm ferilerine ve diğer tüm hususlara haklı şekilde itiraz edildiğini, faturaların tek başına alacağın olduğu anlamına gelmediğini, dava dilekçesinin ekinde davacı tarafından bazı faturalar sunulduğunu ve bu faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden kaynaklı fatura alacağının içeriğinin kesinleştiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının kabul ettiği üzere bu faturalara ilişkin teslim irsaliyesi de bulunmadığını, Yargıtay'da son zamanlardaki içtihat değişiklikleri ile faturaya itiraz edilmemesinin fatura alacaklısının faturaya konu mal veya hizmeti teslim/ifa sonucunu doğurmayacağını belirttiğini, müvekkili tarafından davacının faturasına itiraz edilmese dahi malı teslim ettiğini veya ifayı ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, eldeki davada birebir gözüktüğü gibi müvekkili tarafından imzalanmış hiçbir evrak olmadan, tek başına faturalar delil olarak gösterilip, dava konusu malların teslim edildiğine dair hiçbir işlem olmadan, bunun ispatını sağlayacak yazılı delilde bulunmadan müvekkilinin malları teslim aldığı iddiasının gerçeği yansıtmamakta olup, Yargıtay emsal kararlarında olduğu gibi davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasına konu faturaların irsaliyesi bulunmadığından müvekkiline karşı böyle bir alacağı bulunduğunun iddia edilemeyeceğini, bu nedenle faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının icra takibine bakıldığında 7.556,09 TL TTK. m. 1530 kapsamında asıl alacağa işlemiş geçmiş gün faizi işletildiğini, ancak E-Arşiv Uygulamasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "15- 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Getirilen e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Mükellefler Arasında Yapılan Satışlar" başlığı altında; e-Fatura Uygulamasına kayıtlı kullanıcılara düzenlenecek elektronik faturada, düzenleme tarihi yanında düzenleme zamanının da saat ve dakika olarak gösterilmesi halinde elektronik faturanın kâğıt çıktısı irsaliye yerine geçer. Söz konusu kâğıt çıktıya "İrsaliye yerine geçer." ifadesinin yazılması ve kâğıt çıktının satıcı veya yetkilisi tarafından imzalanması zorunludur. Ancak bu imkândan yararlanabilmek için elektronik faturanın malın teslimi anında düzenlenmesi gerekir. Hizmet ifasına konu e-faturanın satış anında düzenlenmesi halinde, söz konusu kâğıt çıktının talep eden müşteriye verilmesi zorunludur." ibaresi ile irsaliye yerine geçer ibaresinin geçerli olması için malın teslimi anında faturanın düzenlenmesi gerektiğinden bahsedildiğini, dava dilekçesi ekindeki konuşmalarda dava konusu hiç bir husus belirtilmediğinden delil başlangıcı sayılamayacağını savunarak; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının ispata delil olarak değindiği faturaların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin bir fatura sunmadığından ve üçüncü kişiler ile arasındaki ........... kayıtları da hukuka aykırı delil olduğundan davasının ispatlayamadığından davanın reddine, davacının faturadaki irsaliye yerine geçer beyanının faturanın malın teslimi zamanında düzenlendiğine dair bir ibare de bulunmadığından, işbu beyana göre irsaliye olarak kabul edilemeyeceği sabit olup, dosyada başkaca sevk irsaliyesi bulunmadığından, davacının malı teslim ettiği ve buna ilişkin usul ve yasaya uygun irsaliye düzenlemediğinden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Davalı şirketin yerleşim yeri dikkate alındığında (...........) davalı borçlu şirket vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ........... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ........... ve ..........., borçlusunun ........... olduğu, cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 15.143,50-TL asıl alacak ve 7.556,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.699,59-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 04/02/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine, asıl alacağın tamamına, fatura ve içeriğine, işlemiş ve işleyecek faize, cari hesap ekstresine ve tüm ferileri ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 04/02/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır............ ve ........... Vergi Dairelerinden; tarafların 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA - BS formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 05/03/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 06.02.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 15.143,50 TL asıl, 7.556,09 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.699,59 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık TTK. 1530. madde temerrüt faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) ...........İcra Müdürlüğü'nün ........... esas sayılı dosyası üzerinden 31.01.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “2 ADET FATURA VE CARİ HESAP EKSTRESİ 15.143,50 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 15.143,50 TL/KDV hariç 13.157,66 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 15.143,50 TL tutarlı faturanın tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 15.143,50 TL/KDV hariç 13.157,66 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 04.12.2023 tarihli ve 12.430,66 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 18.12.2023 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 15.143,50 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 15.143,50 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 15.143,50 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 7.556,09 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır."Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ............ Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ........... E. ...........K. sayılı, Yargıtay ............ Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ...........E. ...........K. sayılı, Yargıtay ............ Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ........... E. ........... K. sayılı, Yargıtay ........... . Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ........... E. ........... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ........... Esas sayılı takip dosyası, 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 15.143,50 TL/KDV hariç 13.157,66 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, iş bu faturaların taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 04.12.2023 tarihli ve 12.430,66 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 18.12.2023 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 15.143,50 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 15.143,50 TL alacaklı olduğu, hususlarının tespit edildiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ........... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 15.143,50-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA,İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (3.028,70-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.550,61-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 113,50-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 821,71-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 113,50-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.344,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 3.068,78-TL'sinin davalıdan, 1.531,22-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 12.772,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.520,87-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 45,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 14,98-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.143,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.556,09-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026Katip ........... ¸¸ Hakim ........... ¸¸