Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, ceza mahkemesince sabitlenen kusurun hukuk hakimini bağlayıcı niteliğiyle hakem heyeti kararının bozulması.
Özet: Trafik kazasında yaralanan küçük yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı davada, uyuşmazlık hakem heyetince sigortalı sürücünün kusursuz bulunarak talebin reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; ceza yargılamasında sigortalı sürücünün asli kusurlu olduğuna dair kesinleşmiş mahkumiyet kararının hukuki ve maddi vakıa yönünden bağlayıcı olduğu, ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespiti ve kusurun varlığı hususundaki kararının hukuk hakimini bağlaması gerektiği, bu nedenle hakem heyetinin sigortalı sürücüyü kusursuz kabul etmesinin hatalı olduğu belirtilerek, tarafların kusur durumunu ceza dosyasındaki bulgulara uygun şekilde belirleyecek yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2024/11600 E.  ,  2026/1230 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1051 D.İş - 2024/1048 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacı küçüğün yolcu olduğu aracın çarpışması sonucunda 05.12.2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının maluliyet oranının %6 olduğunu, tazminatın ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından usulden reddi gerektiğini, mevzuata uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığını, yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, davalının sigortalının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının gelir elde edeceği yaşın on sekiz yaşını doldurduğu tarih olarak esas alınması gerektiğini, hesaplamada askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalının kusuru olmadığından bahisle davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; soruşturma aşamasında alınan rapora göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, uyuşmazlık hakem heyetince alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacı küçüğün yolcu olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesine göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Ancak hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi vaka ile bağlıdır.
Ceza yargılamasında Adli Tıp Kurumu (ATK) Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 30.11.2022 tarihinde düzenlenen kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsüne asli kusur, davacının yolcu olduğu araç sürücüsüne tali kusur verilmiş, bu rapor hükme esas alınarak sigortalı araç sürücüsü hakkında verilen mahkumiyet kararı istinaf edilmeden 14.04.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda davacının yolcu olduğu araç sürücüsün asli ve tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiş, bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu durumda Ceza Mahkemesinin maddi vakıanın tespiti ve kusurun varlığı hususundaki kararı bağlayıcı olup sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kabulü ile karar verilmesi hatalıdır.
Şu durumda; davalının ZMSS poliçesi ile teminat altına aldığı aracın sürücüsünün, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurunun olduğu, ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporu ve dosyada mevcut diğer belgeler ile sabit olduğundan İtiraz Hakem Heyetince oluşa uygun tarafların kusur durumunu belirleyecek şekilde bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.