İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 3. şahıs tarafından açılan, İİK 89. maddeye dayalı menfi tespit davasında haciz ihbarnamesi tebligatlarına ve iddia edilen borcun yokluğuna ilişkin uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki evrak, bir 3. şahıs tarafından, kendisine tebliğ edilen 89/3 haciz ihbarnamesi doğrultusunda dava dışı borçlu şirkete borcu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebiyle açılan menfi tespit davasını ele almaktadır; davacı, özellikle 89/2 haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunurken, davalı alacaklı ise ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiğini, borcun varlığını ve davanın görevli asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini iddia ederek davanın reddini ve kendi lehine kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/23
KARAR NO : 2026/457
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/05/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı takip alacaklısı ------ Şirketi; Dava Dışı Takip Borçluları -----Şirketi'nin tarafına verdiği 30/09/2024 tarihli ---- seri numaralı ve 400.00,00TL'lik çek alacağı için takip başlattığını, müvekkili ile dava dışı borçluların aralarındaki ticari ilişkiden doğduğu iddia edilen alacağa istinaden müvekkiline 11/03/2025 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarname tebliğ olunamadan 13/03/2025 tarihinde iade edildiğini,26/03/2025 tarihinde TK m.21/2'ye göre çıkartılan tebligatın 28/03/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından 89/1 haciz ihbarnamesine yasal süresinde 21/04/2025 tarihinde itiraz edildiğini, icra dairesi tarafından 09/05/2025 tarihinde e tebligat ile üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup ikinci haciz ihbarnamesinin ne müvekkiline ne de vekili olarak kendilerine hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini belirterek, müvekkilinin dava dışı takip borçlusu-----Şirketine borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına borçlu -----. aleyhine ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi açıldığını, icra takibinin borçlular hakkında kesinleştiğini, 89/3 haciz ihbarnamesine açılacak davalarda kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli ise de itiraza konu icra takibi kambiyo senedine davalı ise görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkeme olup davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevsizlik kararı verilmesini istediklerini, esasa ilişkin olarak, icra takibi kesinleştikten sonra borçlu şirketlere hacze gidildiğini, borçlu ---- bulunan adresine ----.İcra Müdürlüğünün ---- Talimat sayılı dosyası ile hacze gidildiğini, borçlu-----kurucusu, tek sahibi ve şirket yetkilisi davacı ... olduğunu, haciz sırasında ... şirket adına dosya borcunu ödemek üzere taahhüd verdiğini, ancak borçlu şirket yetkilisi davacının ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini, 20/03/2025 tarihinde borçluya 1.haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, süresi içerisinde haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği için 10/04/2025 tarihinde borçlu şirket yetkilisine 89/2 ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğini talep ettiklerini, 17/04/2025 tarihinde borçlu şirket yetkilisi ...'a 89/2 2.haciz ihbarnamesinin edildiğini, 21/04/2025 tarihinde borçlu ... adına Av.... tarafından vekaletname sunulduğunu, süresi içerisinde 2.haciz ihbarnamesine de itiraz edilmediği için 28/04/2025 tarihinde borçlu şirket yetkilisi 3.kişi olan ...'ın vekiline 89/3 3.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 14/05/2025 tarihinde 3.kişi vekiline 3.haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan dava ile ilgili olarak öncelikle görevsizlik kararı verilmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın reddine,İİK 89/3 İhbarnamesine göre menfi tespit davası açan taraf bu davanın açılmasına kendisi neden olduğu için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına haksız ve kötüniyetli olarak dava açılmış bulunduğundan dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, İİK 89 uncu maddesine dayalı açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davanın ------Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dava dışı borçlu ----aleyhine ---.İcra Müdürlüğünün-----Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi yapılmıştır, bu takibe istinaden davalı alacaklı tarafından davacıya 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş ve ve bu ihbarnameye dayalı iş bu dava açılmıştır.
Hukuk Mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus HMK'nın 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrası Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. TTK m.4'te hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.İncelemeye konu davada davacı ve davalı arasında temel ilişki bulunmadığı, davanın ticari dava olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı kanunun 114/1-c bendi gereğince dava şartı olan bu husus, HMK m.115/1 gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır ve göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı değerlendirilerek karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 2. Maddesi uyarınc ------. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karar altına alınmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli ilgili ---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme tespit edildiğinde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
Sair hususlar gerekçeli kararda açıklanmak üzere;Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.