Trafik kazasında ağır yaralanan motosiklet sürücüsünün maddi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Davacı motosiklet sürücüsünün 26.02.2021 tarihinde davalı aracın sinyal vermeden ve kontrolsüzce aniden yola çıkması neticesinde geçirdiği kazada ağır yaralanması, iş gücü kaybı ve çeşitli tedavi/bakım masrafları oluştuğu iddiasıyla davalı araç sürücüsü ile sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep ettiği bu davada; davalılar kusurları olmadığını, kaza ve maluliyet raporlarının yetersizliğini, manevi tazminatın fahişliğini, sigorta başvurusunun usulsüzlüğünü, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini ve kask takmama gibi müterafik kusur iddialarını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadırlar.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: 2025/481 KARAR NO: 2026/1182İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 11/12/2024NUMARASI : 2022/311 Esas - 2024/756 KararDAVA: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ: 14/05/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'ın, 26.02.2021 tarihi saat 12:00 sularında, ... plakalı motosikleti ile ... İlçesi, Çağlayan Mahallesi, ... Caddesi'nde seyir halindeyken, aynı istikamette yolun sağ tarafında bulunan ve davalı ...A. Ş. tarafından ZMMS ve Kasko Sigortası olan ... plakalı aracın sahibi ve sürücüsü olan davalı ...'ın hiç bir sinyal vermeden, birden bire kontrolsüz bir şekilde aracının burnunu çıkarması sebebiyle, müvekkili ...'ın motosikletini son anda araca çarpmamak için durdurmaya çalışmış ancak kontrolünü yitirdiğini ve motosikletiyle birlikte yerde sürüklenerek feci şekilde yaralandığını, kazanın bu şekilde gerçekleştiği trafik kazası tespit tutanağı ile tespit edilmiş olmakla birlikte USB bellek içerisindeki kaza videosu 1'de kayıtlı olan ve ... Ajansı (...) haberine konu olan kaza videosunda da açıkça görüleceği üzere; davalı ... hiç bir sinyal vermeden, birden bire kontrolsüz bir şekilde aracının burnunu çıkardığını, USB bellek içerisindeki kaza videosu 2'de kayıtlı olan kaza videosunda da müvekkili ...'ın motoruyla normalden bile yavaş bir hızda yoluna devam ettiğini ancak şüpheli ...'ın hiç bir sinyal vermeden, birden bire kontrolsüz bir şekilde aracının burnunu çıkarmış olması nedeniyle araca çarpmamak için kontrolünü yitirdiği açık bir şekilde görülmekte olduğunu, olaydan sonra müvekkili ...'ın, İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nde götürüldüğünü ve burada tedavisinin yapıldığını, müvekkilinin yaşıtlarından çok önce yürüme fonksiyon bozuklukları ile karşı karşıya kalacağını, ağır yaralanan ve aylarca yatağa mahkum edilen ve zaten geçimini zor sağlayan müvekkilinin, bir de birçok bakıcı, tedavi, yol, beslenme, barınma ve ilaç masrafı yaptığını, ...A.Ş.'ye başvuru yapıldığı ancak sigorta şirketinin taleplerini karşılamadığını ve dosyayı sürüncemede bırakmak istediğini, müvekkilinin geçici ve kalıcı iş gücü kaybı, tüm tedavi, iyileşme giderleri, yol masrafları, bakım masrafları, özel beslenme giderleri, bakıcı masrafları, refakatçi giderleri olmak üzere, kaza nedeniyle uğradıkları tüm maddi zararlar için şimdilik 1.000,00 TL’nin ve manevi olarak 250.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline (davalı ...A. Ş. hem trafik sigortası ve hem de kasko sigortası ile belirlenmiş olan maddi tazminatlar ile ve poliçelerinde manevi tazminat klozu içermesi halinde manevi tazminat da dahil olacak şekilde ve yasal limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hem kaza tutanağına hem de kusur durumuna itiraz ettiklerini, kusur durumunun belirlenmesi için kaza mahallinde keşif yapılmasını talep ettiklerini, kaza tutanağında olayın olduğu yere çok yakın yerdeki trafik ışıkları dikkate alınmadığını, sadece trafik polisinin eksik incelemesi sonucu rapor hazırlandığını, bu hali ile dosya üzerinden alınacak kusur raporu hem dosya kapsamına hem de hukuka aykırı olacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından mevzuata ve usulüne uygun bir başvuru bulunmamakta olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, en az 2 yıllık iyileşme süresinin beklenilmesi gerektiğini, maluliyet raporu, bir yıllık stabilizasyon süresi beklenerek alınması gerektiğini, kusur tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve ceza dosyasının sonucu beklenilmesini talep ettiklerini, ceza dosyasının sonucu ortaya konulmadan hüküm kurulması gerektiğini, ceza dosyasında karar sonucunun bilinmiyor olması ayrıca ceza yargılaması sırasında uzlaşma sonucunun ortaya konulması gerektiğini, talep konusu kaza iş kazası olup başvuru sahibine SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere tazminat hesabının genel şartlar uyarınca TRH 2010 tablosu esas alınarak ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılmasını talep ettiklerini, hesap raporunda, malul kalan kişinin geliri olarak esas alınacak gelir; vergilendirilmiş gelir olmalı ve kaza tarihindeki geliri esas alınması gerektiğini, kask takmama müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talepleri teminat dışında olup bu taleplerin reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere geçici bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, başvuranın avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminata ilişkin açılan davanın kabulü ile, 10.173,24 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 98.899,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 2.146,50 TL bakıcı giderinin toplamı olan 111.219,14 TL’nin davalı ... için 26/02/2021 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(sigortacı için sigorta limitini aşmamak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin açılan davanın kısmen kabulü ile, 70.000 TL (... A.Ş.’nin poliçe limiti olan 25.000 TL ile sınırlı olacak şekilde) manevi tazminatın davalı ... için 26/02/2021 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından mevzuata ve usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, tazminat hesabının genel şartlar uyarınca TRH 2010 tablosu esas alınarak ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini, hesap raporunda, malul kalan kişinin geliri olarak esas alınacak gelir vergilendirilmiş gelir olmalı ve kaza tarihindeki geliri esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebi teminat dışında olduğundan kabulü mümkün olmadığını, haksız talebin reddi gerektiğini, geçici bakıcı talebi de teminat dışında olduğunu, iddianın reddi halinde, geçici bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, rapor bedeli adı altında talep edilen tutarın müvekkil şirketçe karşılanması mümkün olmadığını, davacının kask ve dizlik gibi gerekli koruyucu güvenlik önlemlerini almama kuralını ihlal ettiği tespit edilmiş olup başvuru sahibinin zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğu tartışmasız olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasında müvekkilin kusuru bulunmadığını, mahkemece kusur konusunda eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, mahkemece ceza davasının bekletici mesele yapılmaması hatalı olduğunu, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat fahiş olup manevi tazminatın amacını aştığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 26.02.2021 tarihinde davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Çağlayan istikametinden Merkez Mahallesi istikametine seyir halindeyken No.137 önlerine geldiğinde, yolun sağındaki davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sola doğru harekete geçmesiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi ve otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, davalı sigorta şirketinin beyanına göre yazılı olarak davalı sigorta şirketine müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiştir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı Sigorta Şirketi'nin geçici işgöremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K sayılı kararları).Mahkemece İ.T.Ü. Makina Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda "Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... idaresindeki vasıtayla, gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde, yolun iniş eğimli olduğunu ve arkasından yaklaşan vasıtaların fren tedbirine başvurması halinde daha uzun mesafede durabileceğini dikkate almadığı, sol dış dikiz aynasından yolun ve taşıt trafiğinin durumunu dikkate almadan park ettiği yerden sol şeride doğru manevraya başlaması, arkasından yaklaşmakta olan motosiklet sürücüsünün çarpmayı engellemek için tatbik ettiği ani fren tedbiriyle gidon hakimiyetinin kabolmasına ve devrilmesine neden olduğundan, dikkatsiz ve tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda %60 oranında asli kusurludur.Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... idaresindeki vasıtayla gündüz vakti görüşün açık olduğu iniş eğimli yolda seyir halindeyken, yola gereken dikkatini vermeden dikkatsiz ve tedbirsizce olay mahalline yaklaştığı, bu hali ile olayı önleme imkanını ortadan kaldırarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği; mahalde müteyakkız seyretmediğinden, hızını uygun şekilde ayarlamadan, tutum ve davranışlarını kontrolünde bulundurmadan tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsizce seyrini sürdürdüğünden, kontrolsüzce park ettiği yerden yola çıkış manevrası yapan vasıtayı geç fark etmesi ve olaya mani olmak bakımından zamanında fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından, aracının hızının etkisiyle duramadığından, gidon hakimiyetini kaybederek aracını şeridinde tutma becerisini gösteremediğinden, dikkatsiz ve tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda %40 oranında tali kusurludur" görüşü bildirilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/71414 soruşturma sayılı dosyasından alınan 01.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ...'ın KTK.Mad.67/a, Mad.84/j, KTY Mad.137/b kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu ve sürücü ...'ın KTK.Mad.52/b, KTY.Mad.101/b kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu kanaatine yer verilmiştir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/71414 soruşturma sayılı dosyasındaki 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, ilgili video kayıtlarında sağ tarafta park halindeki beyaz renkli, plakası ve markası tespit edilemeyen aracın yola çıkması sonucu motosiklet sürücüsünün araca çarparak yerde sürüklendiği, motosiklet sürücüsünün kaza olmadan önce mevcut kendi yolunda ilerlediği tespit edildiğine yer verilmiştir. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/656 Esas sayılı dosyasındaki; 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazada kusursuz olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın KTK.Mad.84/f, Mad.52/a,b ve KTY.Mad.101/a,b kurallarnı ihlal ettiğinden kazada asli tam kusurlu olduğu kanaatine yer verildiği anlaşılmıştır. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/656 Esas ve 2023/830 Karar sayılı ilamında 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek kazanın oluşumunda; sanığın şerit çizgisinin geçmediğinin ve dörtlülerinin yandığının belirtilerek ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda asli tam kusurlu "sanık ... hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın yüklenen suç açısından kastının bulunmaması sebebi ile CMK 223/2-c maddesi gereğince beraat" kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında çelişki ortaya çıktığı halde çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; Kusur oranları konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğinden kusur durumu netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ile davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026