Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat istemli davanın ispat edilememesi nedeniyle reddedilmesine dair istinaf kararını onadı.
Özet: Yargıtay, bir taşınmazın davalıların murisi adına tescil edilmesine rağmen bedelinin davacının eşi ve aile şirketi tarafından ödendiği iddiasıyla açılan inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat talepli davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin talebin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi yönündeki kararlarını onadı; davacı vekilinin, banka havalesinin yazılı delil başlangıcı sayılması ve tanık dinlenmesi gerektiği yönündeki temyiz iddialarını kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmadı.
7. Hukuk Dairesi         2025/3060 E.  ,  2026/930 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/192 E., 2025/878 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 E., 2022/303 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 23 68... parsel (eski 7 sayılı parsel) sayılı taşınmazın, kök muris ... ... tarafından dava dışı ... ......... kiralandığını, daha sonra enkaz satış sözleşmesi ile satın alındığını, en büyük kardeş olan davalılar murisi ... .......... adına ecrimisil ödemesi yapıldığı için Maliye Hazinesinden satın alındığında tapusunun onun üzerine yapıldığını, ancak satış bedelinin 34.000,00 TL'sinin davacı ... ... eşi tarafından ödendiğini, kalan bedelin aile şirketi hesabından ödendiğini ileri sürerek inançlı işleme dayalı olarak dava konusu taşınmazın 25/28 hissesinin tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, terditli olarak bedelin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yazılı belge ile ispat şartının gerçekleştirilmediğini, on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşınmazın ... ....... tarafından ... ... satın alındığını, bedelinin davalılar murisi ............. tarafından ödendiğini, Menderes Kadastro Mahkemesinin 1997/98 Esas, 1998/51 Karar sayılı dosyasında verilen karar ile de taşınmazın ... ..........ait olduğunun belirlendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın asıl ve terditli talepler yönünden ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ... ...’nın eşi tarafından, aile şirketi hesabına taşınmazın alımından 9 gün önce ve "... ... Caddesi, No: 64'ün alımı" açıklaması ile gönderilen havalenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, tanıkla ispatın mümkün olduğunu,
2. Bildirilen tanıkların dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.