Mirasbırakanın vasiyetnamesinin iptali ve saklı paya tecavüz nedeniyle tenkis talepli davada, ilk derece mahkemesinin tüm istemler hakkında hüküm kurmaması bozma gerekçesidir.
Özet: Mirasçıların, murisin vasiyetnamesinin iptali ile saklı paylarına tecavüz edildiği iddiasıyla tenkis talepli olarak açtıkları davada, ilk derece mahkemesinin vasiyetnamenin iptali talebini reddetmesine rağmen davacıların tenkis istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermediği, dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında hüküm kurma zorunluluğuna uyulmadığı tespit edilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozularak dosya tüm taleplerin değerlendirilmesi için yeniden incelemeye gönderilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3034 E.  ,  2026/926 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/447 E., 2025/556 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/440 E., 2024/561 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...’in 17.02.2021 tarihinde öldüğünü, murisin davacı oğlu ... ve davalı oğlu ... lehine vasiyetname yaptığını ancak bundan huzursuz olduğunu, dönmek istediğini söylediğini, murisin fibroz hastası olduğunu, ölümcül akciğer rahatsızlığı bulunduğunu, hastalığının murisin akıl sağlığını etkilediğini, murisin .... 8. Noterliğinde düzenlediği vasiyetnamenin Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/532 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunu belirterek, muris muvazaasına dayalı vasiyetnamenin iptaline, saklı paylarına yapılan tecavüzün tespiti ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının önemli bir hastaneye ortak olduğunu, anneleri muris ile davalının ilgilendiğini, davacıların arayıp sormadığını, davacı ...'in sağlığında anne ve babasına saldırması nedeniyle uzun zamandır görüşmediğini, dava dilekçesinde murisin ehliyetsiz olduğunun ileri sürülmediğini, vasiyetname düzenleme sırasında baskı altında olmadığını, saklı paylarının ihlal edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Muris tarafından düzenlenen vasiyetname ile mirasçıların 3 hisse olarak eşit miras payındaki eşitliğin bozulduğunu, davacıların saklı payları ihlal edildiğinden tenkise karar verilmesi gerektiğini,
3. Davalının, murisin hastalığı nedeniyle moralinin bozuk olduğu dönemde sağlık raporu alarak vasiyetname düzenlettiğini, aynı gün vekâletname alındığını, murisin hastalığı nedeniyle yeterli tetkik yapılmadığını, demans gibi bir hastalığı olup olmadığının belirlenmediğini, bu tür hastaların intihara eğilimli olduğunu, psikiyatri raporunun gerçeği yansıtmadığını, kanser şüphesi olduğu hâlde tetkiklerinin yaptırılmadığını,
4. Davalının vasiyetname düzenlenirken noterlik binası dışında olduğuna dair beyanı karşısında, kamera kayıtlarının getirtilip incelenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince hâkim, taleplerden her biri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmak zorundadır.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların saklı paylarının ihlal edildiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebi yanında tenkis talebinde de bulunmuştur. Ancak İlk Derece Mahkemesince, tenkis isteğine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacının tüm talepleri hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.