Hırsızlık davasında etkin pişmanlık ve tekerrür hükümlerinin eksik değerlendirilmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, sanığın savunmasında katılanın zararını gidermek istemesine rağmen, katılanın zarar miktarını ve iban numarasını geç bildirmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeterince tartışılmamasını ve ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin yanlış uygulanmasını bozma nedeni sayarak bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2023/23047 E.  ,  2026/2658 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/914 E., 2023/427 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin ''davaya konu olayda sanık ve müdafiinin, katılanın zarar miktarını netleştirip bildirmesi ve banka iban numarasını iletmesi halinde zararını gidereceklerini bildirdiklerine, bu doğrultuda katılana süre verildiğine, verilen süre dahilinde katılan tarafın zarar miktarını ve iban numarasını bildirmediğine, mahkemece bu ara kararının ikmali yerine 01.12.2021 tarihinde esastan hüküm kurulduğuna, katılan tarafın hükümden kısa bir süre sonra 07.12.2021 tarihli dilekçe ve ekindeki ödeme makbuzuyla olayda uğradığı maddi zarar miktarını bildirdiğine, bu suretle; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden istifade talebinin görmezden gelinmesinin hukuka aykırı olduğuna''; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''suçun saat kaçta işlendiği tespit edilmediğinden, gece vakti işlendiğinden bahisle cezasında arttırım yapılmasının, yine kilitli olup olmadığı tespit edilmediğinden TCK'nun 142/h maddesi uyarınca arttırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, suça konu eşyanın değeri bilirkişi marifetiyle tespit edilmediğine ve suça konu edilen eşyanın katılana teslim edilmesinin nazara alınmadığına, TCK'nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılmasının talep edildiğine, gerekçeli kararda, müştekinin zararı giderilmediğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmişse de, müştekinin verilen süre içerisinde banka hesabını bildirmemesi nedeniyle müvekkil zararı gideremediğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın savunmasının alındığı duruşmada katılanın zararını gidermek istediğine dair beyanda bulunması üzerine aynı celse zararın giderilmesi için katılana uğradığı zarar ve İBAN numarası bildirmesi için süre verildiği, katılanın anılan sürede zararı ve İBAN numarasını bildirmeyip hüküm açıklandıktan sonra bildirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığa katılan tarafından talep edilen zarar miktarı bildirilerek ve 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi uyarınca zararı gidermesi için uygun bir süre verilerek sonucuna göre hırsızlık suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.