Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, şirketler arası ticari satımdan kaynaklanan e-fatura alacakları, ödeme iddiaları ve temerrüt faizi konusundaki itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının ticari satıştan kaynaklanan e-fatura alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebiyle ilgilidir; davacı, davalının faturaları süresi içinde itiraz etmeyip defterine işlemesiyle borcu kabul ettiğini ve ödemeden kaçındığını iddia ederken, davalı ise fatura bedellerini davacı yetkilisine elden ve banka aracılığıyla ödediğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve kendisine borçlu durumda bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/483 Esas
KARAR NO : 2026/418
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2025
KARAR TARİHİ : 15/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili tarafından fatura alacağının tahsili için Bakırköy ..................... İcra Müdürlüğü'nün .................... Esas sayılı icra takibinin yapıldığını, davalı borçlu şirketin ise haksız ve hukuka aykırı olarak söz konusu icra takibine, borca, fer'ilerine itirazda bulunduğunu ve itiraz doğrultusunda takibin durduğunu, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali gerektiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu ile olan ticari ilişkisinden kaynaklı e-faturalar kesildiğini, söz konusu e faturaların sistem üzerinden davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin bu faturalara itiraz etmediğini ve ticari defterlerine işlediğini, ancak davalı tarafın müvekkili firmayı sürekli oyalarak ödemekten imtina ettiğini, Türk Ticaret Kanunu 21/2 maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü uyarınca davalı borçlu şirketin faturalara itiraz etmediğinden içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalının faturaları ticari defterlerine kaydederek borcunu da ikrar ettiğini, faturanın ticari deftere kaydedilmesi ve borçlunun ba/bs formuyla faturaları vergi dairesine bildirmiş olmasının işin yapıldığına/hizmetin verildiğine dair bir karine olduğunu, başka bir deyişle borcu ikrar hükmünde olduğunu, icra takibinde görüleceği üzere takip tarihi itibariyle 37.142,38 TL temerrüt faizi talep edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md 1530'da tacirler arasındaki ilişkide temerrütün düzenlendiğini, buna göre tacirler arasında temerrüdü düzenleyen bir sözleşme yoksa bile alacaklının faturanın borçluya ulaştığı tarihi izleyen otuz günlük sürenin sonundan itibaren faize hak kazanacağını, ticari işlerde alacaklının borçluyu ayrıca temerrüde düşürmesine gerek bulunmadığını, davalının takibe konu faturaları e-fatura sisteminden tebliğ aldığı, dolayısıyla müvekkilinin faturanın düzenlendiği günden otuz gün sonrasından itibaren faize hak kazandığını, taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; borçlunun Bakırköy ..................... İcra Müdürlüğü'nün .................... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde faturalara ilişkin olarak müvekkili şirketin borcu olduğunu beyan ettiğini, müvekkili firmanın bu şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde cari hesap ekstresi ve müvekkili şirketin ticari defterlerine dayandığını, taraf şirketler arasında 2024 yılında yapılan ticaret gereği davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu konumunda olduğunu, davacı şirketin Kanunun kendine verdiği hakkı kötüye kullanmak suretiyle işbu davayı ikame ettiğini, davacı vekilinin ''Müvekkil şirket, davalı/borçlu ile olan ticari hizmetten kaynaklı e-faturalar kesilmiştir. Söz konusu e-faturalar, sistem üzerinden davalıya teslim edilmiştir. Davalı şirket, bu faturalara itiraz etmemiş ve ticari defterlerine işlemiştir. Ancak davalı taraf, müvekkil firmayı sürekli oyalarak ödemekten imtina etmiştir.''şeklinde beyanda bulunduğunu, öncelikle davacı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkili şirketin davacıya borcunu ödediği halde kötü niyetle hareket ederek icra takibine giriştiğini, müvekkili şirketin halihazırda davalı şirketten alacağı bulunduğunu, müvekkili firmaya gelen şirket yetkilisi ....................'in ....................adına yapılacak iş karşılığı müvekkili firmadan makbuz karşılığı 1.080.000,00 TL ödeme aldığını, davacı şirketin müvekkili şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı firma yetkilisi ....................'in 24/07/2024 tarihinde müvekkili firma yetkilisi .................... ile yaptığı görüşmede ödemenin özellikle elden yapılmasını istediğini, müvekkili firmanın da ödemesini yaparak karşılığında makbuz aldığını, fakat davacının kötü niyetle hareket ettiğini ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödeme defi/borcun ödendiğine ilişkin defilerin davanın her aşamasında ileri sürülebildiğini, dosyaya sundukları belgelerin borcu sonlandıran belgeler olduğunu, davacının kötü niyetle hereket ettiğinin apaçık ortada olduğunu, bununla birlikte müvekkili firmanın ........'in hesabına 08.08.2024 tarihinde 100.000 TL mevcut faturalar nedeniyle para gönderdiğini, davacı firma yetkilisi ........'in müvekkili firmadan ödeme aldığı halde kötü niyetle hareket ederek işbu davayı ikame ettiğini, faturalar incelendiğinde 2024 yılına ait 30/07/2025 ile 09/08/2024 yılında kesildiğinin görüldüğünü, yapılacak işlere karşı ödemeyi 24/07/2024 ve 08/08/2024 tarihlerinde müvekkili şirketin yaptığını savunarak; davacının haksız olarak açtığı davanın reddine, takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafın düzenlediği faturalardan kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, borcun ödeme nedeniyle sona erip ermediği, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ......... İcra Müdürlüğünün ........Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ........, borçlusunun ........ olduğu, faturalardan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 199.142,38-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 25/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 21/02/2025 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, tüm ferilerine ve ayrıca ödeme emrinin ekinde gönderilen belgelere itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 21/02/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
........ ve ........ Vergi Dairelerinden; taraf şirketlerin 2024 ve 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, davalı vekili tarafından sunulan ödeme makbuzları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ......... İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyasına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, borcun ödeme nedeniyle sona erip ermediği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 08/12/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
08/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... davacının 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 162.000,00 TL alacağının bulunduğu, davalının 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, takip konusunun davacının, davalıya düzenlemiş olduğu 9 adet toplamda 162.000,00 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu ve mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinin 09.08.2024 tarihi itibariyle birbiri ile uyumlu olduğu, faturalar sonrası davalı şirket ticari defterlerine 01.12.2024 tarihinde 162.000,00 TL kayıt atılarak cari hesabın kapatıldığı görülmekle, ilgili bakiyenin nasıl kapatıldığına ilişkin herhangi bir dayanak belge sunulmadığı, davalı şirket tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler incelendiğinde; 18.07.2024 tarihli 1.080.000,00 TL bedelli ödeme belgesi teslim alan kısmında ........ / imza bulunduğu, ancak mezkur ödemenin hem davacı hem de davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, imzalayan ........'in imza yetkisinin bulunup bulunmadığının ve imzanın kendisine ait olup olmadığının tespit edilemediği, ilgili hususların uzmanlık alanı dışında olduğu, 08.08.2024 tarihli 100.000,00 TL bedelli ödemenin ........ tarafından ........'e gönderildiği, açıklama kısmında herhangi bir bilgi yer almadığından ödemenin ne amaçla gönderildiğinin tespit edilemediği, bu kapsamda, davalı yan cevap dilekçesinde belirtilen (dava dışı kişiler tarafından yine dava dışı kişilere yapılan) ödemelerin davalı şirketin davacı şirkete borcuna münhasıran ödenmiş olduğu hususunun davalı şirket ispatına muhtaç olduğu, neticeten; davalı şirket tarafından hem 01.12.2024 tarihli 162.000,00 TL'lik cari hesap kapamasına ilişkin dayanak belge sunulmadığı gibi cevap dilekçesinde bahsi geçen (dava dışı kişiler tarafından yine dava dışı kişilere yapılan) ödemelerin davalı şirketin davacı şirkete borcuna münhasıran ödenmiş olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 162.000,00 TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip işlemiş faiz hesabı yapılamadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ........ aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ......... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ........ E. ........ K. sayılı, Yargıtay ......... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ........ E. ........ K. sayılı, Yargıtay ........ . Hukuk Dairesi'nin ........ tarihli ........ E. ........ K. sayılı, Yargıtay ........ . Hukuk Dairesi'nin ........ tarihli ........ E. ........ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Bu kapsamda; davalı vekiline yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ......... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı takip dosyası, 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; taraf şirketlerin 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 162.000,00 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, takip konusunun davacının, davalıya düzenlemiş olduğu 9 adet toplamda 162.000,00 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu ve mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinin 09.08.2024 tarihi itibariyle birbiri ile uyumlu olduğu, faturalar sonrası davalı şirket ticari defterlerine 01.12.2024 tarihinde 162.000,00 TL kayıt atılarak cari hesabın kapatıldığı görülmekle, ilgili bakiyenin nasıl kapatıldığına ilişkin herhangi bir dayanak belge sunulmadığı, davalı şirket tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler incelendiğinde; 18.07.2024 tarihli 1.080.000,00 TL bedelli ödeme belgesi teslim alan kısmında ........ / imza bulunduğu, ancak mezkur ödemenin hem davacı hem de davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 08.08.2024 tarihli 100.000,00 TL bedelli ödemenin ........ tarafından ........'e gönderildiği, açıklama kısmında herhangi bir bilgi yer almadığından ödemenin ne amaçla gönderildiğinin tespit edilemediği hususlarının tespit edildiği; her ne kadar davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulmuş ise de davalı tarafça dosyaya sunulan ......... Tarafından düzenlenen dekonta göre, dava dışı ........ tarafından dava dışı ........ adına 08/08/2024 tarihinde 100.000,00-TL gönderilmiş olduğu, ancak yapılan ödeme için herhangi bir açıklama yapılmadığı, ödemenin ne için ne amaçla yapıldığı hususu açıklama kısmına yazılmadan paranın gönderilmiş olduğunun anlaşıldığı, havalenin kural olarak bir ödeme vasıtası olduğu, başka bir ifade ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karinenin mevcut olduğu, bu yasal karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerektiği, dosyaya ibraz edilen havale dekontunda herhangi bir ibarenin bulunmadığı, her iki taraf ticari defterlerinde iş bu ödeme kaydının bulunmadığı, dava dışı ........ tarafından dava dışı ........ adına ödenen paranın iş bu davaya ve icra takibine konu faturalara istinaden ödendiğinin ispatlanamadığı, 18/07/2024 tarihli 1.080.000,00-TL ödeme bilgisi başlıklı belge incelendiğinde makbuz tarihinin davacı tarafça düzenlenen ilk fatura tarihi olan 30/07/2024 tarihinden önce olduğu, kaldı ki fatura tutarlarına bakıldığında meblağların da uyuşmadığı, ödemenin 18/07/2024 tarihli olmasına rağmen tarafların usulüne uygun tasdiki yapılmış ticari defter ve kayıtlarının yapılan incelemesinde, 09/08/2024 tarihinde taraf ticari defterlerinin davacının davalıdan 162.000,00-TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, her iki taraf ticari defterlerinde söz konusu havale ve ödemenin kayıtlı olmadığı, tacirin ticari defter tutması ve işlemlerini kayıt etmesi veya etmemesi hukuki sonuçlar doğuracak olup yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamdaki tanık delili ile ispatlanamaz ise de bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkün olduğundan kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davalının ödeme iddiasının ancak açıkça cevap dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlanması lazım geldiği kabul edilerek, davalı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalı tarafça yemin deliline dayanılmadığı görülerek; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, alacağın ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının borcu ödediğini ispatlayamadığı, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Bakırköy ......İcra Müdürlüğünün ...... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 162.000,00-TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında (32.400,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 11.066,22-TL harçtan peşin alınan 2.405,15-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 995,71-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 7.665,36-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 2.405,15-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 995,71-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.016,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 3.742,05-TL'sinin davalıdan, 857,95-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan ve sarf edilen tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan 7.625,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.203,17-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 37.142,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra re'sen taraflara iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026
Katip ......
¸¸
Hakim ......
¸¸