Haksız gözaltı sonucu açılan manevi tazminat davasında, bölge adliye mahkemesince hükmedilen düşük miktarın hak ve nesafet ilkelerine aykırı bulunarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından bozulması kararı.
Özet: Haksız gözaltı ve soruşturma nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilip bölge adliye mahkemesince manevi tazminat miktarı düzeltilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz başvurusu incelenmiş; Yargıtay, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, gözaltı süresi gibi hususlar dikkate alındığında hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik olduğuna hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1024 E., 2021/1193 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi;Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve soruşturma nedeniyle 6.151,92 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 100,00 TL manevi tazminatın 10.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükümdeki manevi tazminat miktarının 250,00 TL olarak değiştirilmesi ve faiz talebi olmadığından faize ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi zararlar konusunda araştırma yapılmadan eksik inceleme ve gerekçe ile talebin reddine karar verilmesine ve hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/108366 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 25.07.2017 tarihinde verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının değiştirilmesi ve faiz başlangıç tarihinin çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.