Danıştay Dördüncü Daire, spor kulübü kanuni temsilcisinin ecrimisil borcundan sorumluluğunun yetkili olduğu döneme göre belirlenmesi kararını temyiz etti.
Özet: Bir spor kulübünün eski yönetim kurulu başkanı, kulübün ecrimisil borcuna ilişkin adına düzenlenen ödeme emrinin iptali talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ödeme emrinin tamamını iptal ederken, bölge idare mahkemesi davacının kulübü temsil yetkisinin bulunduğu döneme ilişkin ecrimisil alacağını hukuka uygun bularak bu kısma yönelik ilk derece mahkemesi iptal kararını kaldırıp davayı reddetmiş, yetkisinin olmadığı döneme ait kısmı ise hukuka aykırı bularak ilk derece mahkemesi iptal kararını bu yönden onamış; bunun üzerine, davalı idare kararın iptale ilişkin, davacı ise redde ilişkin kısımlarını temyiz etmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/4513 E.  ,  2025/6227 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4513
Karar No : 2025/6227
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ... Spor Kulubü Derneği'nden tahsil edilemeyen ecrimisil alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 1.051.192,59TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrine konu borcun, ... Spor Kulübü Derneğinin 01-12/2017 ile 01-12/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil borcu olduğu, Derneğin temsil ve ilzama ilişkin kararları ve bu kararların ilan edildiği ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde, davacının 26/02/2009 ila 27/02/2013 tarihleri arası ile 04/02/2018 tarihinden sonraki dönemde yönetim kurulu üyesi olduğu; 01-12/2017 ile 01-12/2018 tarihleri arasındaki dönemde yönetim kurulu üyesi olmadığı, dolayısıyla kamu alacağının doğmasında bir sorumluluğunun bulunmadığı halde, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu ödeme emrinin; 1. sırasında yer alan, ... takip numaralı, 18/11/2020 vade tarihli, 827.355,38TL ecrimisil alacağı yönünden yapılan incelemede; alacağın dayanağının; 28/02/2018-02/01/2020 dönemi için 4.938.476,91TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı ecrimisil ihbarnamesi olduğu ve iptali istemiyle dava dışı Dernek tarafından açılan davada, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 4.111.121,53TL'ye ilişkin kısmının iptali, 827.355,38TL'ye yönelik kısmı yönünden ise davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/12/2024 tarih ve E.2023/5920, K.2024/7438 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve ödeme emrine esas alacağın doğduğu, dönemde davacının asıl borçlu ... Spor Kulübü Derneğinde Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ve Derneği temsil ve ilzama yetkili olduğu, alacağın yargı kararı ile de hukuka uygun bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin; 2. sırasında yer alan ... takip numaralı, 18/11/2020 vade tarihli 223.837,21TL ecrimisil alacağı yönünden yapılan incelemede ise; anılan alacağın dayanağının; 14/07/2017-26/02/2018 tarihleri arasındaki dönem yönünden, dava dışı Dernekten 1.418.168,40TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı ecrimisil ihbarnamesi olduğu, bu işlemin iptali istemiyle dava dışı Dernek tarafından açılan davada, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 1.194.331,19TL'ye ilişkin kısmının iptali, davanın 223.837,21TL'ye yönelik kısmının ise reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/12/2024 tarih ve E.2023/5916; K.2024/7444 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; bununla birlikte ödeme emrine esas alacağın, davacının Derneği temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı dönemleri de kapsadığı, davacının temsil ve ilzama yetkili sıfatını haiz olmadığı döneme ilişkin adı geçen Dernek borçlarından sorumlu tutulamayacağından, ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun, dava konusu işlemin 2. sırasında yer alan ... takip numaralı, 18/11/2020 vade tarihli 223.837,21TL ecrimisil alacağı yönünden kısmen davanın reddine, ve kısmen ise kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 1. sırasında yer alan, .. takip numaralı, 18/11/2020 vade tarihli, 827.355,38TL ecrimisil alacağının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, 827.355,38TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek iddialardan olmadığı belirtilerek kararın iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu; Davacı tarafından ise, kamu alacağının zaman aşımına uğradığı ve dava konusu işlemin tamamen iptali gerektiği belirtilerek kararın redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI : Taraflarca cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı tarafın temyiz isteminin incelenmesinden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı tarafın temyiz isteminin incelenmesinden;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu terimi, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, tahsil edilemeyen amme alacağı terimi, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi de; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade edeceği hükmü yer almıştır.
Yine aynı Kanunun "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde ise; Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, bu madde hükmünün yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanacağı... amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddede de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (vergi/idare mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... Spor Kulübü Derneği adına Avrupa Yakası Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından 14/07/2017- 26/02/2018 dönemi ile 28/02/2018-02/01/2020 dönemi için ecrimisil tahakkuk ettirildiği, ancak amme alacağının adı geçen dernekten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle bu kez davalı tahsil idaresince kanuni temsilci sıfatından dolayı davacı adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmek suretiyle, derneğe ait amme alacağının davacıdan tahsili yoluna gidildiği, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda metnine yer verilen 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi ile, anılan maddede sayılan kişi ve teşekküllerin kamu alacağının borçlusu olduğu durumlarda, alacağın bu kişi ve teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından tahsil edilebilmesine imkan tanınmış, bu suretle kamu alacağının güvence altına alınması amaçlanmıştır.
Bu itibarla, kanuni temsilcilerin tüzel kişilere ait borçlardan sorumlu tutulabilmeleri için, öncelikle borcun tüzel kişiliğin mal varlığından tahsili yoluna gidilmesi, bu yolda yapılacak takibatın sonuçsuz kalması halinde ancak kanuni temsilcilerin mal varlığına başvurulması gerekmektedir.
Olayda, dava konusu ödeme emrine konu kamu alacağının, asıl borçlusu ... Spor Kulübü Derneği adına yapılan malvarlığı araştırması (gayrimenkulü, motorlu taşıtı, deniz taşıtı, iş makinası bulunamadığı ve banka hesaplarına haciz konulduğu) sonucunda tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olduğundan bahisle şirketin kanuni temsilcisi sıfatı ile davacı adına ödeme emri düzenlendiği ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından asıl borçlu derneğin üyelik aidatlarından kaynaklanan gelirinin ve anılan derneğe ait ... Spor Kulübü Derneği İktisadi İşletmesi adında bir işletmesinin bulunduğu, (isminin 24/06/2025 tarih ve 434 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilan ile ... Spor Kulübü İktisadi İşletmesi olarak değiştirildiği) ve bu işletmeye ait banka hesap hareketleri ve yapılan kira sözleşmeleri kapsamında ödeme emrine konu borca yeter alacağının bulunduğunun iddia edildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacı iddialarının incelenmesi suretiyle ödeme emrine konu alacağın, derneğin malvarlığından tahsil imkanının bulunup bulunulmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu incelemeler yapılmadan verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.