İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu bedensel zarar tazminatı davasında sigorta şirketine karşı açılan davanın görevli mahkemesinin belirlenmesine yönelik istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası neticesinde oluşan bedensel zararların tazmini talebiyle sigorta şirketine karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiğine hükmederek görevsizlik kararı vermiştir; davacı vekili ise bu karara karşı istinaf başvurusu yaparak davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunmuş, istinaf incelemesinde uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi mi yoksa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında bir ticari dava mı olduğu ve buna göre görevli mahkemenin tayini konusu değerlendirilmiştir.

T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/1181 KARAR NO : 2026/950İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 03/03/2026NUMARASI : 2025/517 Esas - 2026/238 KararDAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A RDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan, dava dışı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 09/11/2023 tarihinde kaza yapması neticesinde araçta yolculuk etmekte olan davacının ağır bir biçimde yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL'si geçici iş göremezlik, 100,00-TL'si kalıcı iş göremezlik ve 100,00-TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ise vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/5636 Esas - 2025/11567 Karar sayılı ilamına atıfta bulunmak suretiyle görülmekte olan davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu yönündeki gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; görülmekte olan davaya konu uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu halde hatalı değerlendirme neticesinde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bundan ayrı; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiş olup,Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Görülmekte olan davanın sadece kazaya karışan aracın ZMM sigortacısına yöneltilerek açıldığı, Sigorta Hukukunun TTK kapsamında düzenlendiği, bu durumda TTK'nın 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğindeki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken başka bir olay ve duruma ilişkin bulunan Yargıtay içtihadına yanlış anlam verilerek yazılı biçim ve şekilde taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu sonucuna varılması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen hatalı görevsizlik kararının HMK.m.353/1-a-3 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2026 tarih ve 2025/517 Esas - 2026/238 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/3 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2026