Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçunda hata hükümlerinin değerlendirilmemesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında verilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararlarını, sanıkların mağdurenin yaşını bilmedikleri yönündeki istikrarlı savunmaları karşısında, Türk Ceza Kanununun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının yeterince tartışılmamış olmasını gerekçe göstererek bozmuş ve bu hususun yeniden değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/201 E., 2017/1803 K.SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin yalnızca sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen karara ilişkin olduğu, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin ise sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin olduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ... hakkında ise çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, sanık ...'un her iki suçtan beraatine, sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve sanık ... hakkında ise çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında da çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun ise kabulüyle aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılarak sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğini belirttiğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, mağdure beyanlarının çelişkili olup hayatın olağan akışına uymadığına, ilişki kabul edilse dahi hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın samimi beyanlarda bulunduğuna, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanıklar hakkında ceza verilirken alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. E. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiÖzetle, sanık ...'ın eyleminin sarkıntılık boyutunda kaldığına, bu yönüyle esastan ret kararı verilmesinin yasaya, delillere ve kamu vicdanına aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇE Sanıklar ... ve ...'ın aşamalarda istikrarlı şekilde mağdurenin yaşını büyük düşündükleri yönündeki savunmaları, mağdurenin 06.11.2015 tarihli duruşmada yaşını sanıklara söylemediğine ilişkin beyanı, aynı duruşmada Mahkemece yapılan gözlem, sanık ... müdafiinin 21.10.2016 havale tarihli dilekçesi ve tüm dosya kapsamından; somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, mağdurenin hastane doğumlu olduğunun tespitiyle yetinilerek esastan ret kararları verilip mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.