Miras yoluyla intikal eden şirket paylarının, Türk Ticaret Kanunu 596 kapsamında 3 aylık red süresi geçmesiyle ortaklık tespiti ve istinafın esastan ret kararı.
Özet: Davacı, vefat eden ortaklardan miras yoluyla intikal eden şirket paylarının kendisine ait olduğunun tespiti ve ticaret siciline tescili talebiyle davalı şirkete karşı dava açmış; şirketin Türk Ticaret Kanununun 596. maddesi uyarınca kendisine ve ardından vefatı sonrası davayı takip eden mirasçılarına tebliğ edilen ihtarnameye rağmen, yasal üç aylık süre içinde pay geçişini açıkça reddetmediği için ortak sıfatını haiz olduğunu ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, şirketin ret kararı almaması sebebiyle davayı kabul ederek davacı mirasçıların şirket paylarına aidiyetine karar vermiş, ancak istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1724 Esas, 2025/568 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/145 E., 2022/404 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortaklarının %55 payla ..., %30 payla ... ve %15 payla ... olduğunu, pay sahibi ...'ın vefatı ile payının mirasçıları ..., ..., ... ve...'a kaldığını, mirasçı...'ın da vefatıyla payının mirasçıları ..., ..., ...'a kaldığını, miras yoluyla kalan paylar nedeniyle davacının, davalı şirketteki payının %10 olduğunu, hisselerin mirasçılara devri konusunda herhangi bir işlem yapılmadığından davacının ortak sıfatını haiz olamadığını, davalı şirket tarafından üç aylık süre içinde esas sermaye payının geçişi açıkça ve yazılı olarak reddedilmediğinden onay verilmiş sayılması gerektiğini, bu konuda 07.05.2019 tarihli ihtarname ile karar alınması ve tescil için davalı şirkete ve ortaklara ihtarname gönderildiğini, ancak tebliğden itibaren üç aylık süre geçmesine rağmen karar alınamadığını ileri sürerek miras yoluyla ...'dan intikal eden davalı şirket paylarının payı oranında davacıya aidiyetinin tespiti ile Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortağı ... ile ...'ın mirasçısı...'ın ölümü ve davacının her iki müteveffanın mirasçısı olması nedeniyle ortak ...'dan miras yoluyla geçen esas sermaye payının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 596. maddesi gereğince davacıya geçeceği, müteveffa davacı tarafından, davalı şirkete ve ortaklarına gönderilen 07.05.2019 tarihli ihtarnamede ortaklar kurulunun toplanarak karar alması ve kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesi talep edildiği, ihtarnamenin 13/06/2019 tarihinde davalı şirkete, 10.05.2019 tarihinde ortak ...'a ve ...'a tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından, müteveffa davacı ...'ın TTK'nın 596. maddesi uyarınca talebinin reddedildiğine dair bir karar karar alınmadığı, şirket defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de bu durumun tespit edildiği, TTK'nın 596/4 hükmü uyarınca davalı şirket ve ortaklarına ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından ortaklığa kabul talebinin 3 aylık süre içinde reddedildiğine ilişkin bir karar alınmamakla davalı şirketin müteveffa davacının ortaklığına onayını vermiş sayıldığını kabulü gerektiği, davacının yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarından ... ile ...'ın davacının mirasını kayıtsız şartsız reddettikleri, bu durumda davacının mirasının ve şirketteki kendisine intikal eden payının mirası reddetmeyen ve davada davacı sıfatıyla yer alıp davayı takip eden diğer mirasçıları ... ve ...'a geçtiği, davalı şirket yetkilisinin 21.10.2020 tarihli duruşmaya katılarak yasal süre içinde ... ve ...'ın ortak olarak kabulü konusunda bir karar vereceklerinin bildirmesine rağmen davacı mirasçıların ortaklığa kabulü ve reddi konusunda bir kararın verilmediği, bu suretle TTK'nın 596/2 maddesi uyarınca davacının ölümü nedeniyle davanın, mirası reddetmeyen mirasçıları davacılar tarafından sürdürülmesine bağlı olarak davalı şirket yetkilisinin 21.10.2020 tarihli duruşmaya katılıp, davacının ölümü nedeniyle mirasçıları davacılara mirasın ve şirket payının geçişini öğrenmesine rağmen 21/10/2020 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık süre içinde davacı mirasçıların ortak olarak onaylamasını reddetmediği gerekçesiyle davanın kabulüne yargılama sırasında vefat eden davacı ...'a miras yolu ile murisi ...'dan ve davacılar ... ve ...'a ...'dan miras yolu ile geçen davalı şirketteki toplam %10 oranındaki payın davacıların mirasçılık paylarına göre her iki davacının, davalı şirkette %5 pay oranıyla ortak olduklarının ve %5 oranındaki 5/100 payın davacı ... ve %5 oranındaki 5/100 payın davacı ...'a aydiyetinin tespiti ile şirket pay defterine tescili ile ticaret siciline kaydına ve ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı şirket temsilcisi tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine, davacının mirasını reddeden eşi ve oğlu ... dışında mirası reddetmeyen diğer mirasçıları olan davacılar ... ve ...'ın dahili dava dilekçesi ve vekalet sunarak davaya dahil oldukları, davacının miras yolu ile geçen şirket payı nedeni ile ortak sıfatını kazandığı, yargılama sırasında vefat eden davacıdan geçen pay nedeni ile mirasçı olan davacıların da ortaklık sıfatını kazandıkları, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, miras yoluyla geçen pay sahipliğinin tespiti ve tescili ile ilanı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.