Davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti davasında bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan ret kararı temyiz edilmiş olup, taşınmazın tarım arazisi olarak değerlemesi ve faiz uygulaması uyuşmazlığı incelenmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında ilk derece mahkemesinin kabul kararının ardından, davacı idarenin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddini konu almaktadır; zira mahkeme, taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında değerlendirilerek belirli bir metotla bedel tespiti, yola cepheli konumu nedeniyle objektif değer artışı, arta kalan kısımda değer azalışı, idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi ve dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle istinaf taleplerini reddetmiş, davacı idare bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1285 Esas, 2025/1487 KararKARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/1238 Esas, 2024/1019 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili,.. ilçesi, ... 3 95... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranının aynı kriterlere dayandığını, dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiği hâlde, sulama kaynağının açıkça gösterilmediğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, tespit edilen bedele yasal faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden kamu alacaklarını uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın kuru tarım arazi vasfında kabulü ile, kuru kapama zeytin ürün münavebesine uygun olarak 2022-2023 yılları verim ortalaması ile 2023 yılı .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün maliyet cetveline göre bulunan net gelirin kamulaştırma bedeli hesaplanarak, kuru tarım arazisinde %5 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle metrekare birim fiyatının belirlenmesinde, taşınmazın yola cepheli konumda yer alması nedeniyle % 35 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle değer biçilmesi ve arta kalan kısmın geometrik durumu değiştiğinden değer azalışı verilmesinin yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğu gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasının doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.