Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık müdafiinin suç kastı oluşmadığı ve beraat taleplerini içeren temyiz istemini reddederek mahkumiyet hükmünü onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan temyiz başvurusunda, sanık müdafiinin, sanığın kovuşturma aşamasındaki istikrarlı savunmalarına itibar edilmediği, lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, hırsızlık kastıyla hareket etmediği, sadece kendisine verilen eşyaları ücret karşılığında taşıdığı ve kamera kayıtlarında iş yerine girmediği yönündeki iddiaları değerlendirilmiş; ancak üst mahkeme, bölge adliye mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık veya isabetsizlik görmeyerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini reddetmiş ve mahkumiyet hükmünü onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/25019 E.  ,  2026/1130 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/208 E., 2023/420 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın kovuşturma aşamasındaki istikrarlı savunmalarına Mahkemece itibar edilmediğine, sanık lehine olan hükümlerin tatbik edilmemesinin usule aykırı olduğuna, sanığın sabahın erken saatlerinde çalışmaya başladığına, olay yerine hırsızlık amacıyla gitmediğine, kamera kayıtlarında iş yerine giren kişiler arasında sanığın olmadığına, sadece kendisine verilen eşyaları ücret karşılığında taşıdığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.