Noterlikçe düzenlenen vasiyetnamede okuma ve imza şartlarının 26.03.1962 tarihli içtihadı birleştirme kararı kapsamında değerlendirilerek verilen bozma kararı.
Özet: Davacılar, vefat eden kardeşlerinin hastanede ve temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiasıyla, eşi lehine düzenlenmiş vasiyetnamenin iptalini talep etmiş; vasiyetnamede noterin ehliyetle ilgili şerhi bulunmasına rağmen murisin okur-yazar olduğu ve kendi isteğiyle başparmak iziyle onayladığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemeleri, noterin vasiyetnameyi mirasbırakana okumadığı gerekçesiyle vasiyetnameyi şeklen geçersiz bularak iptal etmiş, ancak Yüksek Mahkeme bu gerekçenin yerinde olmadığını ve yerleşik içtihadı birleştirme kararına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2025/2870 E.  ,  2026/790 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/1462 E., 2023/1703 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların kardeşi muris ...'ın 26.11.2017 tarihinde öldüğünü, ölmeden önce kansere yakalanan murisin son birkaç yıllık yaşamını hastanede geçirdiğini, murisin evli ve çocuksuz öldüğünü, ... 2. Noterliği tarafından muris adına düzenlenen 12.01.2017 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname ile murisin ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan taşınmazdaki hissesi ve adına verilecek emekli ikramiyesinin tamamını öldükten sonra eşi ...'a vasiyet ettiğini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1137 Esas, 2018/63 Karar sayılı dosyada vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/487 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi davası açıldığını, dosyanın hâlen derdest olduğunu, murisin vasiyet düzenlediği tarihte temyiz kudretinden yoksun olduğunu, vasiyetname aslının arkasında ... 2. Noteri tarafından vasiyet edenin hukuki ehliyeti bulunmadığına ilişkin dipnot düşüldüğünü, vasiyetnamenin hastanede düzenlendiğinin aşikar olduğunu ve birçok yönden hukuka aykırılık barındırdığını, mühendis olan murisin imza atamayacak kadar hasta durumda iken düzenlenen vasiyetnamenin geçerli olmadığını belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davalı ile murisin 36 yıl evli kaldığını, vasiyetnameye konu taşınmazın müvekkili ve murisin ortak taşınmazları olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine murisin kanser hastalığının değil KOAH rahatsızlığının bulunduğunu, davalı lehine yapılmış olan vasiyetnamenin iptalini isteyen davacıların murisle hiç ilgileri olmadığından hastalığını da bilemediklerini, murisin babasından kendi payına düşmesi gereken ancak bir şekilde davacılara intikal eden miras payının dahi müvekkili tarafından alınmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu vasiyetnamenin şeklen geçersiz olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 tarihli kararı ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; vasiyetnamenin davet üzerine noter tarafından ... .... İnan Eğitim Araştırma Hastanesinde tanzim edildiği, birinci sayfasında vasiyet eden ...'ın notere okur-yazar olduğunu söylediği fakat ellerinin titremesi nedeniyle imza atamadığı, bundan dolayı işleme sol el baş parmak izinin belgeye basılması isteğini beyan ettiği, yine noterin vasiyet edenin bu işlemi yapma yeteneği ve okur yazar olduğunu anladığı hususuna yer verildiği; noterin vasiyet eden sözlerini bitirdikten sonra sözlerinin tutanağa yazıldığını, yazılan vasiyetnamenin okunması için vasiyet edene verildiğini, vasiyet edence okunduktan sonra son ve gerçek isteklerinin yazıldığını beyan ettiğini, bu beyan sonrası belgenin birlikte imzalanarak mühürlendiğini, vasiyet edenin sol baş parmak izinin vasiyet eden sıfatıyla ... tarafından tasdiklendiği; ikinci sayfada ise vasiyet edence vasiyetnameyi okuduğunu ve isteklerini tam olarak kapsadığını noter huzurunda tanıklara beyan ederek yine sol baş parmak izi ile bu beyanını tasdiklediği; devamında tanıkların söz alarak vasiyetin noter tarafından okunmak üzere vasiyet edene verildiğini, adı geçenin vasiyetnameyi önlerinde okuduktan sonra vasiyet edence yazılanların son ve gerçek isteklerine uygun olduğunu ve vasiyet edeni bu işlemi yapmaya yeterli (tasarrufa ehil) gördüklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince; "dava konusu vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, vasiyetname düzenlenirken memur tarafından mirasbırakana okunmamış olduğunu, okumak için miras bırakana verilerek yasa ile düzenlenen şekle aykırı davranıldığı, bu aykırılığın vasiyetnameyi geçersiz kılacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ise de bu gerekçenin yerinde olmadığı, zira 26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Kanun'un senedi vasiyet edenin okumasını veyahut onun memur tarafından vasiyetçiye okunmasını, memurun senede yazdıklarının vasiyetçinin iradesine uygunluğunu sağlamak amacı ile emrediliği, senedi rahatça okuyabilecek durumda bulunan vasiyet edenin son arzularını içeren vasiyetnamesini yine kendisinin okumak istemesini esas olduğunun belirtildiğini, okur yazar olan vasiyet edenin bu anlamda vasiyetinin iradesine uygunluğunu kendisi okuduktan sonra anlayıp kabul ettiğini beyan etmesi nedeniyle aranan şekil şartına uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü cihetine gidilmesinin doğru görülmediği gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilâmına uyularak davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; vasiyetnamenin şeklen geçersiz olduğunu, murisin okur-yazar olduğu hâlde parmak izi ile beyanlarını tasdiklemesinin doğru olmadığını, ölümünden altı ay önce hastanede iken vasiyetname düzenlemesinin şüpheli olduğunu, murisin baskı altında vasiyetname düzenlediğini, memurun murise vasiyetname içeriğini okumak yerine, murisin bizzat okumasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 535. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığını, bu nedenlerle dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.