Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelikten verilen mahkumiyet hükmünü, kilit tanığın duruşmada doğrudan sorgulanmaması sebebiyle AİHS ve Anayasaya aykırılık gerekçesiyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf başvurusunun reddedilmesiyle kesinleşen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanığın aleni duruşmada sanık huzurunda doğrudan dinlenmemesi veya yasal usullere uygun olarak sorgu hakkı tanınmaksızın sadece ifade metninin okunmasıyla yetinilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleriyle güvence altına alınan iddia tanıklarını sorguya çekme hakkının ihlali olarak değerlendirilerek hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/24490 E.  ,  2025/27963 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/151 E., 2020/2161 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/743 E., 2019/393 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık .....nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.