Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin, göreve iade başvurusunun reddi kararına karşı açtığı iptal davasının reddini onayan Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz yoluyla inceleyerek hukuka uygun buldu.
Özet: Bir kamu görevlisinin kanun hükmünde kararname ile görevden çıkarılmasına, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddine ve özlük haklarının iadesi taleplerine ilişkin açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine temyiz talebiyle başvurusu, davacının darbe girişimiyle ilgisi olmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, aleyhine somut delil bulunmadığı, KHKların anayasaya aykırılığı ve ceza yargılamasının bekletici mesele olması gerektiği gibi birçok iddia ileri sürmesine rağmen, bu iddiaların ve özellikle Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi bulunmayarak, istinaf mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddedilerek davanın onanmasıyla sonuçlanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/4760 E.  ,  2025/5890 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4760
Karar No : 2025/5890
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Darbe girişimiyle bir ilgisinin bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önce gerçekleştirdiği iddia edilen eylemler nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, hakkındaki kodlama bilgisinin fişleme niteliğinde olduğu, fişleme bilgilerinin hangi somut vakıalara dayandığının da belli olmadığı, dava dosyasında mevcut ve tarafınca sunulan belgelerin göz ardı edildiği, ... kod adlı gizli tanığın ifadesinin delil niteliğinin olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi ve İdare Mahkemesi kararlarının yargısal değerlendirme içermediği, idarenin tek yanlı beyanlarının karara gerekçe yapıldığı, ceza yargılamasının derdest olduğu, bu sebeple ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan 679 sayılı KHK'nın (7084 sayılı Kanun) 1/1. maddesi ile 685 sayılı KHK'nın (7075 sayılı Kanun) 11/1. ve Geçici 1/3. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.