Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinafını inceleyerek usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine dair kararın hukuka uygun olduğu, yargılama sürecinde usuli eksiklik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun elde edildiği, sanığın örgüt içindeki konumunun nihai amacı bildiğini gösterdiği, savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, vicdani kanaatin sağlam verilere dayandığı ve eylemlerin suç vasfına uyduğu gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek mahkumiyet hükmünün esastan onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/13336 E.  ,  2026/5259 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/374 E., 2022/368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/55 E., 2020/283 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın nevi ve süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.