4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca, kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmaz zararı tazminat talebinin istinafça esastan reddi sonrası hazine tarafından temyizi.
Özet: Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca, kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmazın maliki tarafından uğranılan zararın hazineden tazmini istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; davalı hazine vekilinin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, emsal kıyaslama yöntemiyle hazırlanan bilirkişi raporunun ve ilk derece mahkemesi kararındaki usul ve maddi hukuk yönünden bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş olup, hazine vekili ret kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1323 Esas, 2025/1254 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/222 Esas, 2024/161 KararTaraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 5238 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre bir taşınmazın tapuya tescili mümkün olmadığı hâlde, tapuya tescil edilmiş olmasının hukuki anlam ve değerinin olmadığını, bu gibi yerlerin kamu tüzel kişileri tarafından satılmasının da hukuken sonuç doğurmayacağını, ayrıca 4721 sayılı Kanun'un ilgili maddesi gereğince kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle, özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini, davacının dava konusu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını bilerek aldığını, bu sebeple devletin kusursuz sorumluluğu ilkesinin uygulanma olanağının bulunmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Devletin sorumluluğundan söz edilebilmesi için tapu sicilinin tutulmasında Tapu Sicil Müdürü ya da memurunun hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının bulunması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve etrafının meskun mahal olması nedeniyle arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal kıyaslama yöntemine göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan 3 83... parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye uygun olduğu, bilirkişi raporunda emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların karşılaştırılmasının usulüne uygun olarak yapıldığı ve bu şekilde taşınmazın 15.08.2023 tarihi için 1.691,86 TL/m² olarak belirlenen metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olmakla; bu birim fiyat üzerinden hesaplanan tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 5238 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 03.06.2020 tarihinde kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dair şerh verildiği, eldeki davanın 15.08.2023 tarihinde açıldığı, taşınmazın halen davacı üzerine kayıtlı olduğu, dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporuna göre taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı ve davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.