Vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemli davada murisin hukuki ehliyeti ile ilgili adli tıp raporu ışığında verilen istinaf kararı temyiz incelemesinde onanmıştır.
Özet: Miras bırakanın vasiyetnamesinin iptali veya tenkisi istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi murisin hukuki ehliyetinin adli tıp raporuyla sabit olması nedeniyle iptal talebini reddetmiş, tenkis talebini ise kabul ederek davalının davacılara yasal faiziyle belirli bir meblağ ödemesine karar vermiş; bu karara karşı davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde ise davalı vekilinin vasiyetnamenin iptali talebinin reddedilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği, tenkis talebinin reddedilmesi veya vekalet ücretinin maktu olması gerektiği ile murise ait hesapların ve taşınmazların güncel değerlerinin tespiti gerektiği yönündeki itirazları, özellikle banka hesaplarına ilişkin itirazın istinaf dilekçesinde ileri sürülmediği gerekçesiyle reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/2917 E.  ,  2026/684 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/975 E., 2025/816 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/31 E., 2023/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris annelerinin 26.12.2018 tarihinde vefat ettiğini, murisin düzenlediği vasiyetnamenin Antalya 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/69 Esas sayılı dosyası ile açıldığını, murisin vasiyetname tarihinde ruh sağlığının yerinde olmadığını, üçüncü şahısların etkisinde kalarak vasiyetname düzenlediğini beyanla öncelikle vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmişler.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1905 Esas sayılı dosyası ile açıldığını, murisin vasiyetname düzenlendiği tarihte hukuken ehil olduğunu, davacıların yurt dışında yaşadığını ve muris ile ilgilenmediğini, vasiyetnamenin geçerli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Adli Tıp raporu ile murisin vasiyetnamenin düzenlendiği anda hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, irade fesadı iddiasının üzerine ispat yükü düşen tarafça ispatlanmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın reddine, tenkise ilişkin talebin kabulü ile 1.405.297,36‬ TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faiziyle davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacıların asli talepleri olan vasiyetnamenin iptali talebi reddedilmiş olmasına rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,
2. Tenkis talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte dâhi davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, hükmedilecekse bile bu miktarın maktu olması gerektiğini,
3. Murise ait hesapların vadeli hesaplar olduğunu, Mahkemece 2019 yılındaki rakamlar üzerinden rapor aldırılarak karar verildiğini, hesapların güncel bakiyesi ve taşınmazların güncel değeri belirlenerek rapor alınması ve karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, bunun mümkün olmaması hâlinde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle murise ait banka hesaplarındaki meblağların miktarı ile ilgili temyiz itirazları istinaf dilekçesinde ileri sürülmediği için, bu itirazların temyiz isteminde ileri sürülemeyeceği gözetilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.