Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tehdit suçundan verilen beraat hükmünün usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek avukatlık ücreti talebini reddederek onamıştır.
Özet: Sanık müdafiinin, müvekkili hakkında verilen beraat kararının ardından vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kısa karardaki isim yanlışlığına dair maddi hatanın düzeltilmesi talepleriyle yaptığı temyiz başvurusu, mahkeme tarafından isim yanlışlığının gerekçeli kararda zaten giderildiği, ayrıca savunma hizmetinin bölünmez nitelikte olması sebebiyle sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek reddedilmiş ve yerel mahkemenin usul ve yasalara uygun bulunan beraat hükmü oy birliğiyle onanmıştır.
6. Ceza Dairesi         2024/1673 E.  ,  2025/11704 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/596 E., 2016/308 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin temyiz isteminin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayıp vekalet ücreti talebi ile sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde; kısa kararın 1. bendinde “…müşteki sanıklar ... ve ...’in birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri…” şeklindeki ibarede sanık isimlerinin ... yanlış yazıldığı belirtilerek, bu maddi hatanın öncelikle mahkemece gerekçeli kararda düzeltilmesi ifade edilmiş olup, dosya kapsamından mahkemenin gerekçeli kararında söz konusu maddi hataya ilişkin açıklama yaparak olayın sanık ... ile sanık ... arasında gerçekleştiğini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmıştır.
Sanığa atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümlesinde düzenlenen karşısında sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınatevdiine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.