Kamulaştırmasız el atılarak pilon dikilen taşınmazda, toplulaştırma sonrası ada parsel değişikliği nedeniyle istenen tavzih talebinin HMK 305/2 uyarınca reddedilerek onanması kararı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı ve pilon dikilmesi nedeniyle taşınmaz bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemiyle açılan davada verilen hükmün kesinleşmesi sonrasında, davalı idarece toplulaştırma nedeniyle parsel bilgilerinin değiştiği ve tescil yapılamadığı gerekçesiyle yapılan tavzih talebi, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince hükmün kapsamını genişletip değiştiremeyeceği, dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununa aykırı olduğu tespitiyle reddedilmiş; Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin bu ret kararını usul ve kanuna uygun bularak temyiz itirazlarını reddetmiş ve nihai olarak onamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/176 Esas, 2025/474 KararKARAR : Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/514 Esas, 2021/421 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.Davalı idare vekili 15.08.2024 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu parselin toplulaştırma işlemine alındığını, ada parsel bilgilerinin değiştiğini, bu sebeple tescil işlemi yapılamadığından tavzih kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; 03.10.2024 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile asıl kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verildiğinden tavzih talebine ilişkin değerlendirmenin de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü gözetildiğinde, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesinin usul ve kanuna uygun olmayacağı anlaşıldığından, tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.