Taksirle öldürme davasında istinaf mahkemesinin duruşma açmadan sanık hakkında verdiği beraat kararının, AİHM kararları doğrultusunda adil yargılanma hakkına aykırılık nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: İlk derece mahkemesince taksirle öldürme suçundan hapis cezasına çarptırılan sanık hakkında, istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmesi üzerine, katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay, özellikle delillerin yeniden değerlendirilmesi gereken hallerde taraflar çağrılarak duruşma açılması ve kararın bu şekilde verilmesi gerektiği, aksi durumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin beraat kararını bozarak, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/712 E., 2022/775 K.SUÇ : Taksirle ÖldürmeHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51, 51/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz isteği, sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE ve KARARİlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı .../Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâline neden olunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.