Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, temyiz süresi ve adlî para cezası infazı itirazlarına rağmen Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Sanığın, temyiz süresinin yanlış bildirilmesi nedeniyle yanıltılması sonucu temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, ancak esasa ilişkin incelemede, adli para cezasının ödenmemesi halinde infaz aşamasında izlenecek yöntemin belirlenmesinin bozma sebebi yapılmadığı ve "katılan" yerine "mağdur" sıfatının kullanılmasının maddi hata olarak değerlendirilerek hükmün bozulmadığı belirtilmiştir; zira yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçesiyle sanığın temyiz nedenlerinin yerinde görülmeyerek mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/13 E., 2020/484 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından ve ... Ve .... Ve .... Şti.'nin katılma talebinin kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen hüküm başlığında "katılan" yerine " mağdur " sıfatı kullanılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA 03.03.2026 tarihinde karar verildi.