Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, özel hukuk tüzel kişisi vekiline özel yetki olmaksızın yapılan uzlaştırma teklifinin usulüne aykırı bulunarak mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, Yargıtay tarafından yapılan incelemede bozulmuştur; zira soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olmasına karşın, katılanın özel hukuk tüzel kişisi olduğu olayda vekiline yapılan uzlaşma teklifinin vekâletnamede özel yetki bulunmadığı için geçersiz kabul edilmesi ve uzlaştırma raporunda vekile ulaşılamadığına dair tespitin de göz önüne alınmasıyla, usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen uzlaştırma işlemlerine dayanılarak hüküm kurulması hatalı bulunmuş, ayrıca gerekçeli kararda suç tarihinin eksik yazılması da bozma nedenleri arasında yer almıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/41115 E.  ,  2026/2321 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/526 E., 2021/268 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, ileri sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır." şeklindeki düzenleme ile, Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/2. maddesinde, "Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda katılan taraf özel hukuk tüzel kişisi olup vekilinin vekaletnamesinde uzlaşma teklifini kabul veya redde ilişkin özel yetki bulunmadığından vekile yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu gözetilerek usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yapılması ve uzlaştırma raporunda katılan vekiline cep telefonundan ulaşıldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiğine yönelik tespitin de bulunduğu göz önünde alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan uzlaştırma işlemlerine dayalı olarak hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; suç tarihinin, finansal kiralamaya konu malın teslim edilmesi gereken süreye göre 11.03.2013 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığından 2013 olarak eksik yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.