Şahsın kendi adından oluşan marka tescil başvurusunun, mevcut benzer markaya yapılan itiraz üzerine YIDK tarafından reddedilmesinin Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı tarafından kendi ad ve soyadından oluşan bir marka başvurusunun, davalıya ait önceki tarihli benzer bir marka nedeniyle kısmen reddedilmesi ve YIDK tarafından da itirazının kabul edilmemesi üzerine açılan YIDK kararının iptali davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ile emtia benzerliği bulunduğunu ve karıştırılma ihtimalini dikkate alarak davayı reddetmiş, Yargıtay ise bu kararlarda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek istinaf kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/4464 E.  ,  2026/1230 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/320 Esas, 2025/705 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 E., 2022/440 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2021/035145 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2008/061 28... /56861 sayılı "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendi adından ve soyadından oluşan bu marka altında 2004 yılından bu yana kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." adlı internet sitesini kullandığını, müvekkilinin markasına uzun yıllardır büyük bir yatırım yaptığını ve markanın tanınması için ciddi emek harcadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, ayrıca müvekkilinin kendi adı ve soyadından oluşan markasının başkasının markasıyla karıştırılmayacağını, tarafların farklı şehirlerde faaliyet gösterdiklerini, müvekkili markasının "..." şeklinde bütünsel olarak ele alınması gerektiğini, bu ibarelerden sadece "..." ibaresinin ele alınarak taraf markalarının benzediğinin söylenmesinin yanlış olduğunu, davalı gerçek kişinin 35. sınıfta tescilli olan markalarını hangi malların pazarlanması için kullandığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2022-M-7009 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının önceki tarihli fiili kullanımından kaynaklanan hak sahipliği iddiasının, dava konusu başvurunun tescili açısından bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.