Hakaret suçunda sokağa çıkma yasağı sırasında aleniyet unsurunun eksik incelenmesi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, hakaret eyleminin sokağa çıkma yasağı olan bir günde sokakta gerçekleşmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesindeki aleniyet koşulunun (belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme/duyulma ve algılanma olasılığı) yeterince açıklanmadan ve eksik gerekçeyle uygulandığını tespit ederek, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur; zira aleniyetin oluşması için sadece olay yerinde başkalarının bulunması yetmeyip, eylemin sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi ve geniş kitlelerce algılanabilme potansiyeli taşıması gerekmektedir.
4. Ceza Dairesi         2024/5145 E.  ,  2026/4736 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3987 E. 2024/742 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kolluk ekipleri tarafından gerçekleştirilen bilgi alma işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık tarafından ikrar edilen hakaret eyleminin haksız bir fiile tepki olarak işlendiğine, olayda aleniyet unusurunun bulunmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ikrarı, mağdurların beyanları, tanık anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın atılı suçu işlediğine, yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına ilişkin sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eyleminin sokağa çıkma yasağının olduğu gün sokakta gerçekleştiği anlaşılmakla, aleniyetin nasıl gerçekleştiği açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanması,
Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İnebolu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.