Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, uzlaşma süreci başarısız olduktan sonra Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Üst mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararını, uzlaşma kapsamında olan eyleme ilişkin yapılan uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığı, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmaların değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin delillerle saptandığı, eyleme uygun suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği ve temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle onamış; adli para cezasının ödenmemesi halinde infaz aşamasında 6545 sayılı Kanunun ilgili maddesinin gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/229 E. 2020/319 K.SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,02.03.2026 tarihinde karar verildi.