Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri bulundurma suçunda seri muhakeme usulü sonrası oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilerek yetkili mahkemenin belirlenmesi.
Özet: Ruhsatsız ateşli silah bulundurma suçundan sanık hakkında uygulanan seri muhakeme usulü sonucu verilen mahkumiyet kararına karşı itiraz veya istinaf yollarının hangisinin uygulanacağı konusunda mahkemeler arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığında, Yargıtay, seri muhakeme usulünün kendine özgü ve genel hükümlerden farklı bir yargılama süreci olduğunu, bu usule göre verilen hükme karşı itiraz yolunun açık bulunduğunu vurgulayarak, usule aykırı olarak verilen görevsizlik kararlarının hukuki değerden yoksun olduğunu tespit etmiştir.

Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın ve Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın görevsizlik mahiyetinde olduğu, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 25.12.2025 tarihli, 2025/645 Değişik İş sayılı ikinci görevsizlik Kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü:Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2020 tarih ve 2020/972 Talepname numaralı Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen talepnamesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulü uygulanarak sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan belirlenen yaptırım doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği; Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/1129 Esas, 2020/1276 sayılı Kararı ile atılı suçtan Samsun Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle mahkemesine bildirimde bulunulması üzerine duruşma açılmak suretiyle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/1519 Esas, 2024/352 sayılı Kararı ile hükmün açıklanarak Samsun Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere sanığın mahkumiyetine karar verildiği; sanığın mahkumiyet kararına itiraz etmesi üzerine Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve 2024/539 Değişik İş sayılı Kararı ile yasa yolunun istinaf olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği, devamında Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.09.2025 tarihli ve 2024/1234 Esas, 2025/2106 sayılı Kararı ile seri yargılama usulünün uygulandığı ve verilen kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesince dosyanın gönderildiği Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2025 tarihli, 2025/645 Değişik İş sayılı Kararı ile oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla; İncelenen dosya içeriğine göre, somut olayda sanık hakkında genel hükümlere göre sonuçlandırılmış bir soruşturma neticesinde düzenlenen, 5271 sayılı Kanun'da açıklanan anlamda, bir iddianamenin bulunmaması, Cumhuriyet savcısı ile şüpheli arasındaki anlaşma neticesinde belirlenen yaptırımın onaylanması için talepname düzenlenmiş olması, yargılama makamının iddianamedekinin aksine talep yazısında belirtilenden fazla yaptırıma hükmetme yetkisinin bulunmaması, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünde mahkemenin denetleme işlevi görmesi, alternatif bir yargılama usulü olması, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun'un 250. maddesinin onuncu fıkrasındaki "Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.” ve aynı Kanun'un 250. maddesinin on dördüncü fıkrasındaki “Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." düzenlemelerine göre anılan usulün kendine özgü ve normal yargılama usulünden farklı olduğunun ve tüm sürecin seri muhakeme usulü için yasada öngörülen hükümler çerçevesinde başlatılıp bitirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve 2024/539 Değişik İş sayılı GÖREVSİZLİK KARARI olarak değerlendirilen karar verilmesine yer olmadığına dair Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2.03.2026 tarihinde karar verildi.