Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ağır ceza mahkemesinin silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini, aleyhe temyiz olmadığından hesap hatasına rağmen esastan onadı.
Özet: Yargıtay, bozma sonrası ağır ceza mahkemesince verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararını incelerken, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delil elde etme yöntemlerinin hukuka uygun olduğunu, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirilerek vicdani kanaatin sağlam verilere dayandırıldığını belirlemiş; TCKnın 62/1 maddesi uyarınca ceza indiriminde hesap hatası yapılması sonucu eksik ceza tayin edilmiş olsa da aleyhe temyiz olmadığından bunu bozma nedeni saymamış ve sanık müdafilerinin temyiz taleplerini reddederek ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2025/7190 E.  ,  2026/3546 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/101 E., 2025/184 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 8 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 5 yıl 20 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.