Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetine karşı yapılan istinaf başvurusunun, usuli işlemlerin ve delillerin hukuka uygunluğu sabit görülerek esastan reddi kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğunu, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve sanığın eylemlerinin isnat edilen suça uyduğunu tespit ederek, iddia ve savunmaları değerlendirme sonucunda oluşan vicdani kanaatin kesin ve tutarlı verilere dayandığını belirttikten sonra, müdafiin temyiz dilekçesindeki gerekçeleri yerinde görmeyerek mahkumiyet hükmünün esas yönünden onanmasına karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/7950 E.  ,  2026/4219 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/233 E., 2021/1801 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/35 E., 2020/31 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 62/1, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.