İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, bonodan kaynaklı menfi tespit ve senet iptali davasındaki Asliye Hukuk-Asliye Ticaret Mahkemesi görev uyuşmazlığını, Asliye Ticaret Mahkemesini görevli sayarak çözümledi.
Özet: Bu istinaf kararı, ticari bir işlemden doğan bonoların iptali ve menfi tespit davasına ilişkin olarak İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi arasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığını çözüme kavuşturmaktadır; davacıların hatalı mallar ve yapılan ödemeler nedeniyle borçlu olmadıkları ve kötü niyetli icra takibine uğradıkları iddiasıyla açtıkları davanın konusunun kambiyo senedi olan bonolar olması sebebiyle, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğuna ve bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli yargı yeri olduğuna hükmedilmiştir.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ8. Hukuk DairesiESAS NO : 2026/1149KARAR NO : 2026/1260T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.03.2026NUMARASI : 2026/144 Esas, 2026/234 KararMAHKEMESİ : İZMİR 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 02.12.2025NUMARASI : 2025/115 Esas, 2025/525 KararDAVA : MENFİ TESPİT-SENETLERİN İPTALİKARAR TARİHİ : 20.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2026İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ve senet iptali istemidir. Davacılar, İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ile ticaret karşılığı mal alıp senet verdiklerini, davalının İzmir 11. İcra Dairesinin 2025/1396 Esas sayılı dosyasına konu yaptığı 30.11.2024 vadeli 85.000,00 TL, 31.12.2024 ödeme tarihli 85.000,00 TL, 31.12.2024 tarihli 50.000,00 TL, 30.11.2024 ödeme tarihli 50.000,00 TL ve 31.10.2024 ödeme tarihli 85.000,00 TL'lik senetlerden dolayı borçları olmadığı halde takip başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibi durdurduklarını, senet karşılığı davalı tarafça verilen malların bozuk olması nedeniyle geri istendiğnii, malları geri alması ve ödemeler yapıp borcun kalmamasına rağmen davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek, davanın kabulüne, takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin alacak niteliğini yitirmiş olduğundan iptallerine karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesince, her ne kadar tarafların beyanı mahkemeyi bağlamasa dahi görev hususu kamu düzenine ilişkin olmakla birlikte taraf vekillerinin beyanları dikkate alındığında mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, karar 07.01.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince de, davanın usulden reddi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin görevsizliğine, karar verilmiş ve karar 21.04.2026 tarihinde kesinleşmekle dosya Dairemize gönderilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır. TTK'nın 5/3. maddesinde "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 776. ve devamı maddelerinde "bono ve emre yazılı senetler" konusu düzenlenmiştir. Davanın konusunu, davacılar tarafından davalı ismine düzenlenen İzmir 11. İcra Dairesinin 2025/1396 Esas sayılı dosyasına konu 30.11.2024 vadeli 85.000,00 TL, 31.12.2024 ödeme tarihli 85.000,00 TL, 31.12.2024 tarihli 50.000,00 TL, 30.11.2024 ödeme tarihli 50.000,00 TL ve 31.10.2024 ödeme tarihli 85.000,00 TL'lik senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve senetlerin iptali istemi oluşturmaktadır. Dava konusu senetlerin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, senetler üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının bono olması dikkate alındığında, ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince çözümlenmesi gerekecektir. (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/1474 Esas, 2023/6614 Karar sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine,İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.05.2026