Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçunda, ilk derece mahkemesinin suç vasfında yaptığı hatanın aleyhe temyiz olmaması nedeniyle Yargıtayca onanması.
Özet: Mahkeme, sanığın internet üzerinden ilan vererek gerçekleştirdiği dolandırıcılık eyleminin TCKnın 158/1-f maddesinde tanımlanan "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğunu belirtmiş, ancak ilk derece mahkemesinin suç vasfında yanılgıya düşerek eksik ceza tayin etmesine rağmen, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu durumun bozma sebebi yapılmadığını ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini tespit ederek, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/33782 E.  ,  2026/2218 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/6 E., 2016/175 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın internet sitesine ilân vererek bu sistem üzerinden katılandan menfaat temin etmesine göre, bilişim sistemi olan internetin araç olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesindeki "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının yanlış belirlenmesine dair eleştirilen husus dışında cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA 02.03.2026 tarihinde karar verildi.